Jan 08 2011

Elizabeth GILBERT
Niçin Okuyasınız ?
Aşağıdaki durumlardan enaz biri size uyuyorsa kitabı okuyun derim:
- Best Seller kitapları okumayı seviyorsanız,
- 30 yaş üstü kadınsanız,
- Karşı cinsle ilişkilerinizde sorun yaşıyorsanız,
- İtalya, Hindistan ve Bali ilginizi çekiyorsa,
- Biyografi okumayı seviyorsanız,
- Psikolojik sorunlarınızı çözmede, denediğiniz yöntemlerin dışında yöntemleri merak ediyorsanız,
- Nadasa çekilmişseniz.
Kitaba Dair…
Ye Dua Et Sev; biyografik roman. Elizabeth Gilbert’in, kendini arama ve yeniden yapılandırma amacıyla yaptığı bir yıllık seyehatlerinin öyküsü. Kısaca kaçış öyküsü.
Kitapta beni etkileyen, dikkatli gözlemler ile ilginç ve akıl işi yorumlar oldu. Özellikle ‘çaresiz aşklar’ yorumunu çok beğendim. O kadar beğendim ki kitabı bir müddet okumaya ara verdim.
Ruhani deneyimleri tanımlama yetersizliği dışında kitapta beni rahatsız eden bir şey olmadı.
Kitabın dili sıkıcı değil. Hatta eğlenceli. Kendisiyle dalga geçmesini sevdim. Neyse ki devam kitabı var. Okuyacağım …
Kitapta Beni Etkileyen Satırlar…
“Çaresiz bir aşkta, karşımızdakinden bizim ihtiyacımız olan kişi olmasını bekleyerek karekterler yaratırız ve sonra bizim yaratmış olduğumuz role girmeyi reddettiklerinde, kendimizi perişan hissederiz. ” (Sayfa: 35)
“George Bush’un sözünün geçtiği her yerde insanlar sadece, ‘Bunun nasıl bir şey olduğunu anlıyoruz; bizde de bir tane var.’ diyerek Berlusconi’yi işaret ediyordu.” (Sayfa: 157)
“Balililer dünyanın en huzurlu, dindar ve sanatçı insanları imajını tam anlamıyla bir geçim kaynağı olarak kullanıyorlar; ama bunun ne kadarı hakiki, ne kadarı ekonomik olarak hesaplanmış bilmiyorum.” (Sayfa: 332)
Kitapta Yer Almayan Satırlar…
Kitabı ilk kez D&R’ın çok satanlar bölümünde gördüm. Adına baktım ve dinin giderek artan ekonomik değerini düşünüp, geleceğe dair karamsarlığa kapıldım ve yanından hızla uzaklaştım. Daha sonra eşimin kuzeni kitap fuarına gideceğimizi duyunca, bu kitabı almamızı rica etti. Kitabı alırken biraz karıştırdım. İlgimi çeken paragraflar olunca, kendimiz için de aldım. Kitabı önce eşim okudu. Bitirdiğinde ‘Başını sevmedim, çok depresif ama Bali bölümünü beğendim. Hepiniz okuyun da filmini seyredelim. Manzaralar güzel olur.’ deyince, nezleden başımı kaldıramaz halde yatmaya başladığım zaman kitabı okumaya başladım.
Ye Dua Et Sev, kendini sorgulayan, mutsuzluklarının nedenini bulup çözmek isteyen, çağdaş kadının güncesi. Gelecek kuşaklara aktarılabilir olduğunu sanmıyorum. Çünkü fazlasıyla bugüne ait. Bilgi değeri taşıyan kısımlar daha çok derleme.
Yine de kitabı sevdim. Neden derseniz samimi, içten ve depresyona rağmen eğlenceli. Ayrıca bilgiler zekice harmanlanmış. Ve de nadas hallerine çok uygun…
Kitabı okurken, pek çok yerde durup düşünmem gerekti. Tanrı tanımı ve bu tanıma olan ihtiyacın nedenlerini tekrar ele aldım.
Benim din konusundaki ilk düşünmeye başlamam, 2,5 yaşındayken anneme ‘Bizi Allah yarattı, peki Allah’ı kim yarattı ?’ sorusuyla olmuş. Tabii ki bunu hatırlamıyorum. Bu konuda hatırladığım ilk anım, 3 ya da 4 yaşındayken annemle gittiğimiz bir mevlüde dair. Hayal mayal hatırladığım, çok kalabalık olduğu, tüm kadınların beyaz ve gül kokulu örtüleri olduğuydu. Havasız, kalabalık ve sıcak ortamda, bir de uzun süre sabit oturmak zorunda kalınca, canım sıkılmıştı. Sıkıldığım her zaman olduğu gibi uykum geldi. Gözlerimi zor açıyordum. Herhalde başkaları da esnemeye başlamış olmalı ki Hoca ‘Mevlüdde esnerseniz, şeytan bir top günahı ağzınızdan içeri yollar.’ dedi. Bir yandan ağzımı hızlıca kapatıp, bir yandan da ‘Bu ne kadar anlayışsız bir hoca. Dini sevdireceğine, korkuyor.’ diye düşünmüştüm. Sonraları bu konuda çok okudum, çok araştırdım. Sonunda içime sinen bir tanımım ve felsefem oldu. Dini ve inancı, kişinin özel konusu olarak algıladım.
Son on yıldır, tüm dünyada dinin siyasi ve ekonomik amaçlar için kullanımı artıyor. Her şeyin bir bedeli olduğu esasından hareket eden kapitalizmin, bu yıllarda durağı din. Bu ise hassas ve kışkırtmaya yol veren bir zemin. Hem yakın hem uzak tarih, kanlı din savaşlarıyla dolu.
Herkesin şefkatli ve sevgi dolu tanrısı varken, neden din savaşları yaşanır ? İnsanoğlu yaratılırken, iktidar, üstünlük ve hırs duyguları neden hamuruna katılmıştır ? Nihai hedef iyi insan olmak ise, tüm bunların anlamı nedir ?
Kitap yakaladığı satış başarısı ve filme alınmasıyla yazarına yeterince servet sağladı. Yazarın Bali hakkındaki yorumu, kendisine de aynen uyarlanabilir. Bu da işin ironisi.
Bu arada filmini de seyrettim. Kitabı okumadan filmini seyretmeyin. Film gişe kaygısıyla odağını kaybetmiş.
Neden 8 verdim…
Kitap sadece günümüze dair, bilgilerin neredeyse tamamı derleme ve ismi çok ticari. Bunlar puanı düşürten şeyler.
Bir de kitap neden sorusuna cevap vermiyor. Aldığınız cevap çoğunlukla niçin sorusuna yönelik. Bu arada hakkını yemek istemem, dikkatli okuyucu için, nasıl sorusunun üstü örtülü cevabı var…
Melek BAR ELMAS
7 Ocak 2011