Mar 01 2010
By
melekbarelmas | Filled under:
GEZince

Kimsecikler yok etrafta. Bir kaç kişi kahvede tavla oynuyor. Meydan gerçek sahiplerine kalmış. Birlikte yaza hazırlanıyorlar.
Gök; yağmura soyunmuş, yıkaması gerek kötü kokuları, onun isteği mis gibi deniz kokusunu yaymak etrafa.
Deniz; köpürmüş, kızgın, kıyıları yıkıyor öfkeyle. ‘Bu kadar da pislik olur mu ?’ diye söyleniyor bir yandan. Onun isteği, kendine yaraşır pırıltılı koylar.
Ben; şaşkın, hem değişmiş hem değişmemiş buralar. Anılarımda Gümüşlük; bir düğün, kınalı eller, ağlayan anneler, kaneviçe yatak, yastık altına konan bez, yatakta yuvarlanan erkek bebek, bıyıkları yeni terlemiş gözleri pırıl pırıl damat, heyecanlı ürkek gelin…
Ahhh ne kadar uzak.
Gümüşlük, 21 Şubat 2010