24-25 Mart 2010 tarihleri arasında Garanti Bankasi Sponsorlugunda gerceklestirilen 5 il 5 Zirve Toplantıları’nın 4.sü Konya’da yapıldı. Amacımız her ne kadar girişimci kadınlara destek vermek olsa da sadece bunu yapıp dönmemiz Konya’ya haksızlık olurdu.Çünkü hem Konya’ya ilk kez gidiyordum, hem de hakkında çok şey okumuş ve duymuştum.
Bu düşüncem doğru çıktı. Konya’da öyle güzel anlar yaşadık ki gittiğime de, bir gece kaldığıma da değdi.
24 Mart sabahı uçağa zor yetiştim. Atatürk havalanı girişinde yapılan yol çalışması trafiği neredeyse durdurmuştu. Çalışma tamamlanınca güzel olacak, bu arada biraz sıkıntı yaşayacağız anlaşılan. Bu nedenle bazı arkadaşlarımız, uçağı kaçırdı ve Konya’ya gelemedi.
Uçak Konya’ya inişte, Konya Ovası’na yayılmış şehir, cetvelle çizilmiş gibi geniş ve düz büyük yolları ve yeşilin azlığıyla gözlerimizin önüne serildi. Genellikle kötü yollara sahip olduğumuz için bunu gezi boyunca bize eşlik eden Mimar Berrin Hanıma ilk firsatta sordum.
Uçaktan indiğimizde hem toplantının yapılacağı hem de kalacağımız otele, DEDEMAN’a gittik. Bizi ilk karşılayan otelin döner kapısındaki iki semazenin resmi oldu. Kapı döndükçe onlar da dönüyordu. Merhaba Konya dedim içimden. Buluş çok güzeldi. Otel de güzeldi, bakımlı, temiz, kahvaltısı zengin.
Kahvaltı sonrası doğru Mevlana Müzesi’ne gittik. Müzenin içerisinde resim çektirmediler. Bilgisayarımın başına oturunca gerek de olmadığını anladım. Kültür bakanlığının hazırladığı sitede tüm müze panoramik olarak gezilebiliyor. Çok güzel hazırlamışlar. Aklım bilinenleri geçip, ayrıntılara takıldı.
Bu arada öğleni ettik. Öğlen yemeğini Konak Konya Mutfağı’nda yedik. Halimi ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Yemekler bu kadar mı güzel olur ?
Yerimizden zorla kalkıp, zirvenin yapılacağı toplantı salonuna gittik. Konya toplantısının diğer toplantılardan en büyük farkı, salonun tıka basa dolu olması ve aradan sonra da boşalmamasıydı.
Toplantı bittiğinde bende hal kalmamıştı. Utanarak söylüyorum. Otelin çatısında, harika bir manzara eşliğinde bir şeyler atıştırdık. Havadan, sudan, Konya’dan, Kagider’den çoklukla kendimizden konuştuk. Sevim (Güral) Hanımla harika bir sohbet gecesinden sonra, deliksiz bir uykuya yorgunluklarımızı bıraktık.
25 Mart tamamen bize aitti. Kendimizi Sanayi Odası’nın misafirperver kollarında bulduk.
Gün Çatalhöyük gezisiyle başladı. Hayatlarımızın dünya tarihinde ne kadar da önemsiz olduğunu, kat kat kurulmuş şehirde tekrar gördük. Silkinip kendimize geldik.
Çatalhöyük’ten Sille’ye giderken hem de kırmızı ışıkta tarafik kazası geçirdik. Ben en arka sırada oturduğum için olsa gerek hala sırtımın ağrısı geçmedi. Önemli değil geçer zamanla, esas önemli olan gencecik iki kızın durumu, tek dileğim en az hasarla ayağa kalkmaları. İkisinin de emniyet kemerini takmamış olması, aldıkları hasarı katladı. Üniversite öğrencisi gençlerin bile kemer takma alışkanlığı kazanmamış olması, düşündürücü hem de çok…
Biraz şaşkın, biraz korkmuş, biraz da üzgün Sille’ye vardık. Öğlen yemeğini 2. derece tarihi bir yerde yedik. Konya müziği ve yemeği, çok güzel bir mekanla birleşip, bizi yaşadığımız ana döndürdü. Sille; yaptığımız hızlı turdan daha çok zamanı hakediyor.
Sonra KİKAD (Konya İş Kadınları Derneği) Başkanı Saime Yardımcı’nın daveti üzerine Meram’a gittik. Terasında nefeslendik. Tepelerden, Meram bağları yerine Meram Villarına baktık. Giderek azalan Meram bağ evlerinden birinde geçmişe, anılara ve kurutulmuş meyvelere gömüldük.
Sıra, güne damgasını vuran Konya Sanayi Odası’na gitmeye gelmişti.
Oda’dan çıktığımızda, moralimiz düzelmiş, elimizde paketlerimiz, gönlümüzde umudumuz vardı.
Akşam uçak saatini beklerken, aldığımız moralle, hepimiz çocuksu hallerimizi takınmış, şen şakrak olmuştuk. O kadar ki Konya’ya bir daha gelinmesi farz olmuştu akıllarımızda.
Evet bir zirve daha bitti. Bu dönemin son zirvesi Edirne’de. Benden söylemesi, Edirne’lilerin işi zor. Çünkü Konya her açıdan çok tatminkardı. Bakalım aynı ilgi ve çoşkuyu Edirne’de bulabilecekmiyiz ?
Şimdilik hoşçakal Konya, bekle bizi, geleceğiz Edirne…
Melek BAR ELMAS
5 İl 5 Zirve Konya
24-25 Mart 2010
(11 Nisan 2010)





April 13th, 2010 at 22:59
Sayin Melek Hanim
5 seneye yakin Kagider ‘in uyesiyim… İlk defa bu kadar guzel bilgi ile dolu bir e maili sonuna kadar okudum….Sizi candan tebrik ederim. Musaade ederseniz bu informasyonlari yurt dısında ve yurt icinde olan dostlarıma ve ilgili guruplara dagıtacagim.
Atinadaki dostlarim sizden cok bahsetmislerdi. Bir turlu sizinle gorusemedim. Vaktiniz olursa sizinle beraber olmak benim ve esim icin buyuk bir seref………
Saglıklı iyi gunler dileyıgle
Madelet Grabbe-Basusta
April 13th, 2010 at 23:08
Merhaba Madalet Hanım,
Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim.
Tabii ki paylaşabilirsiniz. Paylaşırken http://www.melekbarelmas.com adresini verirseniz çok sevinirim. Bloguma yeni bilgiler ekliyorum. Böylece arkadaşlarınız Kagider’e yollamadığım bilgilere de erişir.
Sizinle görüşmeyi ben de isterim. İlk fırsatta zamanlama yapalım…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS