Melek BAR ELMAS

“Benim için hayat; insanların yaşamını zenginleştirecek, denenmemiş şeyleri denemek ve öğrendiklerimi paylaşmaktır.”

RSS
people

Liselerin 3. Yedek Yerleştirme Sonucu Boş Kontenjanları Açıklandı

SBS 2010 tam bir kabus oldu.Devlet okullarının; 2. yerleştirme 2. Yedek kayıtları tamamlandı ve 3. yedek kayıt dönemi boş kontenjanlar açıklandı. Sizce sonuçlar nasıl ? Sesinizi duyuyorum: ‘boş kontenjanlar arttı’. Aynen öyle…

Bu son yerleştirme olacağı için taban puanları da yazdım. Yeni yerleştirme olursa; kendi olasılığınızı görmek için kullanırsınız…

Anadolu Liseleri

  • Galatasaray Lisesi, 2/492,574 (3. yerleştirme 5) (2. yerleştirme 11)
  • İstanbul Erkek Lisesi, 13/491,325 (3. yerleştirme 11) (2. yerleştirme 17) (1. yerleştirme 7)
  • Kabataş Erkek Lisesi İngilizce, 23/489,426 (3. yerleştirme 19) (2. yerleştirme 21) (1. yerleştirme 15)
  • Kabataş Erkek Lisesi Almanca, 17/488,835 (3. yerleştirme 14) (2. yerleştirme 10) (1. yerleştirme 7)
  • Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi, 21/481,699 (3. yerleştirme 28) (2. yerleştirme 19)
  • Kadıköy Anadolu, 55/482,830 (3. yerleştirme 49) (2. yerleştirme 53)
  • Cağaloğlu Anadolu Lisesi, 30/481,711 (3. yerleştirme 27) (2. yerleştirme 30)

Fen Liseleri

  • Yaşar Acar Fen Lisesi, 1/488,708(3. yerleştirme 9) (2. yerleştirme 20)
  • İstanbul Atatürk Fen Lisesi, 1/488,708 (3. yerleştirme 7) (2. yerleştirme 13)
  • Silivri Selimpaşa Fen Lisesi, 6/465,660 (3. yerleştirme 8 ) (2. yerleştirme 4)
  • Dr. Vasıf Topçu Fen Lisesi, 5/470,779 (3. yerleştirme 2) (2. yerleştirme 4)

Bugün Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’nin Müdür Yardımcısına sordum: ‘Yedek listenizde öğrenci var mı ?’. YOOOOK

Diğer okularda da eminim yedek listeler bitti. Peki Milli Eğitim Bakanlığı neden açıklama yapmıyor. Efendim açıkladıkları takvime sadık kalacaklar. 1-3 Eylül geçecek. Sonra bir açıklama, belki yapacaklar. Peki kaybedilen zamanı kim telafi edecek. BİİİZ. Son gün koşturacağız; kitap, defter, forma, servis, yemek…

Dilekçeme baktım, hala yanıtlanmamış.

Okullar öğrencilerini, öğrenciler okullarını bekliyor. Sevgili MEB siz neyi bekliyorsunuz ?

Melek BAR ELMAS

31 Ağustos 2010

109 Comments | Tags: , ,

Özel Okulların 3. Yerleştirme Sonuçları Açıklandı

Ne yapacağız şimdiEveeet, bugün benim için tempolu bir gündü, biraz dinlenip kendime geldim. Oturdum yine klavyemin başına…

Robert Koleji ve Üsküdar Amerikan (Koleji) Lisesi, bugün kontenjanını doldurdu. Artık bu okulları takip etmeye gerek kalmadı.

Alman Lisesi ise; daha önce tahmin ettiğim gibi, bir yandan obsesif annelerin kurbanı oldu, öte yandan okul bütçesine ciddi bir katkı sağladı. 18 öğrenci açığı var ve 4. yerleştirme için taban puanı 488,004 olarak açıkladı. Benim anladığım bu yıl Alman Lisesi ısrarla puanını düşürmek istemiyor. Bu nedenle puanını, gıdım gıdım düşürüyor. Alman Lisesi’ni hayal eden çocukların yürekleri de okkalı Türk Kahvesi gibi köpürdükçe köpürüyor. Bu noktadan sonra benim önerim, Alman Lisesi’ni isteyenlerin artık Beyoğlu’nda bir otele yerleşmeleri ya da okulun önüne yatak atmaları. Takip eden ve orada olan kazanacak.

Aranızda merak edenler vardır diye Avusturya Lisesi’nin bilgisini de paylaşmak istiyorum.

Avusturya Lisesi, 2 boş kontenjanı olduğunu açıkladı ve taban puanını 484,042’ye düşürdü.

Esas haberler devlet okullarında, biraz sonra onları da yazacağım.

Ben nasıl sizleri merak ediyorsam, siz de Cankut’un durumunu merak ediyorsunuzdur: Bugün Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’nden, Üsküdar Amerikan Lisesi’ne kaydını aldık. Oğluma sevindim ama Mahmut’a üzüldüm. O da Üsküdar Amerikan Lisesi’ni çok istiyordu.

Gözümüz hala Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamasında. MEB’i takibe devam…

Melek BAR ELMAS

31 Ağustos 2010

18 Comments | Tags: , ,

30 Ağustos Zafer Bayramı

Öncelikle 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun. Bu yazıyı dün yazacaktım, ama içim öyle acıyordu ki yazamadım. Bugün de epey geç yazabildim.

Okulda maalesef öğretmenlerim bana tarihi sevdiremedi. Çok sonraları tarihi sevmeye başladım. ‘Keşke’ dediğim konulardan birisidir tarih. Şu Çılgın Türkler’i okuduğumda Zafer Bayramı’mızı yeterince kutlamadığımızı düşünmüştüm. O gün bu gündür de kutlamayı çok sevdiğim bir bayramımızdır.

Benim için 30 Ağustos taşınma tarihi oldu. Tam 3 kez şirketimi bu tarihte taşıdım. Nedeni; çalışanların izinlerinin bitmeye başlaması, işlerin de henüz hızlanmadığı son tatil olmasıydı. Yeni ofise taşınır, işler hafiflediğinde çayımızı içerken, Zafer Bayramı’mızı kutlardık. Bizim için çifte zafer olurdu. Hem ülkemizde olmamız, hem de yeni yerimize yeni umutlarla taşınmamız, bizi keyifli yapardı.

Bu yıl taşınma yok diye düşünüp, anılarımla baş etmeye çalışırken… Bir arkadaşımın ofis ihtiyacı üzerine, uzun zamandır gitmediğim şirketime gittim. Ofisi bir toplantı için kullanacak. Terkedilmiş ofisimizde, yine temizlik vardı…

Duvarlarda kalabalık zamanların şen sesleri; bu ofise yerleşirken beslediğimiz umutlar; taşındığımız gün bir müşterimizin gelip, hem ürün alıp hem de siftah atması; çaydanlığın içine demlenmek üzere konmuş ama demlenememiş çayımız…

Üstüme yürüdü…

Öğlene kadar zor durdum. Arkadaşıma ofisi bırakıp döndüm…

O’nun kalbindeki yeni umutlarla, ofisi tekrar canlandırmasını diledim, sessizce…

Kayısımız büyümüş, elmamız tekrar yeşermiş, güllerimiz açmış…

Yüreğim, posta kutumuz gibi doldu taştı. Ne ümide, ne zafere, yer kalmadı…

Melek BAR ELMAS

30 Ağustos 2010

4 Comments |

MEB’den Acil Çözüm Bekliyoruz

Milli Eğitim BakanlığıTürk insanı demagojiye yatkındır. Günebakan gibi, nerede laf, yüzünü oraya döner. Bu laf kalabalığı içerisinde de çözümden uzaklaşır. Herkes bol bol konuşmuş olur. Günün sonunda da aynı sorunla, başını yastığa koyar.

Bu huyumuzu bildiğimden, şirketimde bir kural koymuştum. ‘Bir eleştiride bulunabilmek için, en az üç çözüm önerisi sunmak gerekir’ diye. Çok faydasını gördüm. İnsanlar, ileri geri konuşmayı kesti. Çözümü olan eleştirisini sundu. Bu durumda eleştiri de anlamlı oldu, biz de epey bir sorunumuzu çözdük. Aksi durumda herkes konuşuyor, amma ve lakin çözüm üretilmiyor. Tavsiye ederim, siz de bu kuralı uygulayın. Ne kadar rahat edeceğinizi, tahmin bile edemezsiniz.

Bu kural evimizde zaten uygulanıyordu. Bunu da söyleyeyim. Her tür ‘dırdır’dan kurtulursunuz.

Konumuzla ne ilgisi var diye düşünüyorsanız, çok var. Çünkü MEB, hiç bir çözüm önermeyen bir açıklama yaptı. Demagoji yaptı ama çözüm üretmedi. Satırları detaylı okudum. Evet haklılar, Abbas Güçlü yazısında matematik hatası yapmıştı. Ben sitede buna değinmiş ve demagojiye zemin hazırladığını söylemiştim.

İyi de birisi köşe yazarı, sen koskoca Milli Eğitim Bakanlığı’sın. İşi mahalle kavgasına döndürmek niye ? Niye insanlara zaman kaybettiriyorsunuz ?

Çünkü sizin verdiğiniz rakamlar da kontenjan sorunu yaşandığını gösteriyor zaten.

Örnek mi ? İşte cümleler:

“İstanbul Erkek Lisesi’nin (İstanbul Lisesi) toplam 110 kontenjanının olduğunu belirtmektedir. Ancak, Bakanlığımızın daha önceden de ilan ettiği üzere bu sayı 180’dir.
Yine aynı lise için 1. ve 2. Kayıt döneminde 110 kontenjana karşın 163 kaydın yapıldığı ifade edilmektedir. Oysa ki 1. Kayıt döneminde bu okula 173 öğrenci kayıt yaptırmıştır. Ayrıca boş kalan kontenjanlar için kılavuzda belirtildiği gibi kayıt yapılmıştır. Buna göre; 7 öğrenci asil, boş kontenjan sayısının yüzde elli fazlasıyla 18 öğrenci yedek olmak üzere toplam 25 kişilik yerleştirme yapılmıştır.”

 

Gelelim benim takip ettiğim, zamana yayılmış kontenjan durumuna;

İstanbul Erkek Lisesi, 11 (2. yerleştirme 17) (1. yerleştirme 7)

Bu ne demek ? 2. yerleştirmede 7 asil öğrencinin yerleştiğini varsayarsak, 17 boşun kalabilmesi için 2. yerleştirmenin sonunda 24 kişinin okuldan kayıt aldırmış olması gerekir.

Bu durumda yedekte yer alan 18 kişinin tamamı, 1. yedekte yerleşebilir durumdadır.

Açıklanan boş kontenjan ise 11’dir. Yani en ideal koşullar da bile (ayrılan yok, herkes kayıt yaptırdı) şu anda İstanbul (Erkek) Lisesi’nde 11 kişilik boş yer vardır. Ve eminim orayı hayal eden de binlerce çocuk var.

Basit bir matematik bile bu durumu gözler önüne sererken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bunu görmemesi olanaksız.

O halde niçin laf salatası yapıyorlar ? Çünkü politika yapıyorlar. Oysa çocukların geleceği, politika üstü bir durumdur ve olmalıdır.

Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı’nın sadede gelmesini rica ediyorum.

Lütfen, laf cambazlığını bırakıp, 3. yerleştirmeyi yapın. Zaman daralıyor, daha çocuklarımızın formasını alacağız…

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’ından ACİL ÇÖZÜM BEKLİYORUZ.

Melek BAR ELMAS

28 Ağustos 2010

32 Comments | Tags: ,

Özel Okulların 3. Yerleştirme Asil ve Yedek Listeleri Açıklandı

Özel okulların 3. yerleştirme asil ve yedek listeleri açıklandı. 

Robert Koleji’nin bilgileri şöyle;

Kızlar:

Robert Koleji’ne kızlarda toplam 61 başvuru yapılmış. Asil listede 2 öğrenci var. 2 öğrenci de 500 tam puan.

Erkekler:

Robert Koleji’ne erkeklerde toplam 91 başvuru yapılmış. Asil listede 1 öğrenci var. 9 öğrenci 500 tam puanla başvurmuş, bunlardan sadece bir tanesi listeye girmiş.

Üsküdar Amerikan Lisesi’nin durumu ise şöyle;

Kızlar:

Üsküdar Amerikan Lisesi’ne, kızlarda toplam başvuru 81. Asil listede 29 öğrenci var. 1. öğrenci 496,813 puan almış ve Türkiye sıralaması 2.419; 29. öğrenci 489,407 puan almış ve Türkiye sıralaması 9.439.

Erkekler:

Üsküdar Amerikan Lisesi, erkeklerde 67 öğrenci başvurmuş. Asil listedeki 1. öğrencinin puanı 500 tam puan ve Türkiye sıralaması 1.527,  38. öğrencinin puanı 488,863 ve Türkiye sıralaması 9.924. Oğlum Kamil Cankut ELMAS, bu listede yine 4. sırada.

Alman Lisesi’nde ise durum şöyle;

Alman Lisesi ise 10 asil, 1 yedek öğrenci açıkladı. 1. öğrenci 495,552,  10. öğrenci 489,420 puan almış.

Görebildiğim kadarıyla; Robert Koleji ile ortak öğrencileri yok. Bununla birlikte Alman Lisesi ile Üsküdar Amerikan arasında kızlarda 1, erkeklerde 1 ortak öğrenci var.

Yanlış görmediysem; Alman Lisesi’ne kayıt yaptırmış 10 erkek, 4 kız; Üsküdar Amerikan’ın asil listesinde.

Benim anladığım şunlar oldu;

  • Velilerin bir kısmı hala kararsız. Ya burs pazarlağı yapıyorlar ya da ailede fikir birliği yok.
  • Robert Koleji, 3. yerleştirmede kontenjanını doldurur. Normal hayatına geri döner.
  • Üsküdar Amerikan Koleji ve Alman Lisesi yedekleri 31 Ağustos’da okulda olsun. Bazılarına şans gülecek.
  • Alman Lisesi, yeniden puan düşürebilir.

Özel okulları hedefleyenler yavaş yavaş durumunu netleştirsin, çünkü bundan sonra normal koşullarda büyük açıklar yaşanmaz.

Bununla birlikte; bir noktayı unutmamak da yarar var; MEB’in net bir açıklama yapmaması, velileri şaşkına çevirdi. Eğer MEB 3. yerleştirme yaparsa, özel okullardan devlet okullarına geçiş olabilir. Bu durumda yeniden puanlar düşer. Anlayacağınız okullar açılana kadar, SBS 2010 belirsizlikleriyle devam edecek.

Tetikte olmaya devam…

Melek BAR ELMAS

27 Ağustos 2010

19 Comments | Tags: , ,

Bilgi ve sevgi, paylaştıkça çoğalır.

Eveet, mektubumu aşağıdaki adreslere yolladım. Sayın Nimet Çubukçu’nun mail adresine ve televizyon kanallarına henüz erişemedim.

Eğer daha fazla kişiye ulaşmak istiyorsanız : http://milletvekilitelefonlari.blogspot.com/ adresinden yararlanabilirsiniz.

Şimdi bana biraz izin verin. Bugün uzun zamandır, bilgisayarımın başındayım. Biraz nefes alayım. Özel Okullar bugün 3. ön kayıt listelerini açıklayacak. O zaman yine görüşürüz…

Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır. Lütfen mektubu tanıdıklarınıza gönderin.

Melek BAR ELMAS

27 Ağustos 2010

No Comments | Tags:

Halka Açık Mektup: ÇOCUKLARIMIZ HAK ETTİĞİ YERDE OKUSUN

Nimet ÇubukçuSayın Nimet Çubukçu,

Milyonlarca çocuğumuzun ve bir o kadar da ailenin; 3 yıldır, emek ve zaman harcayarak, nice güzel umutlarla hazırlandığı SBS maratonu sonuçlandı. Liselerin kayıtları devam ediyor.

Ancak SBS takvimi hazırlanırken, Özel okullarla koordinasyona gidilmediği için, devlet okullarında boş kontenjan sorunu yaşanmaktadır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı 2. yerleştirme işlemini, Özel okulların kayıt döneminden önce yapmıştır. Bu nedenle gerçek boş kontenjanları görememiştir.

Şu anda okullar kontenjanını dolduramama, öğrenciler de istedikleri okullara girememe sorunuyla başbaşa kalmıştır.

Nakil yoluyla kontenjanların doldurulması, açık, şeffaf ve adil devlet yönetimine aykırıdır. Kaldı ki Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘her vatandaş eşittir ve fırsat eşitliği sağlanmalıdır’ ilkesi ile de uyuşmaz.

Bu nedenle en doğrusu, en kısa zamanda 3. yerleştirmenin yapılması ve yeni yedek listelerin oluşturulmasıdır.

Geleceğimizin teminatı olan ÇOCUKLARIMIZIN, HAK ETTİĞİ YERDE OKUMASI, vatandaşlık haklarıdır.

Bu hakkın ihlal edilmemesi için, geç kalmadan önlem almanızı önemle rica eder, anne olmanızın verdiği hassasiyetle sorunu en kısa sürede çözeceğinize olan inancım doğrultusunda, şimdiden teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Melek BAR ELMAS

27 Ağustos 2010

4 Comments | Tags: , ,

ÜNAL YARIMAĞAN: Bilim İnsanıdır

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan hakkında yazmaya başlamamın nedenini anlatmıştım. Anlatmaya devam ediyorum.

Ünal Hoca, pek çok çocuğun rüyalarını süsleyen Galatasaray Lisesi’nden, 1962 yılında mezun olmuştur. Ardından Fransa Lyon’daki INSA’nın Elektronik Mühendisliği bölümünden Master derecesiyle mezun olmuştur. Yanlış hatırlamıyorsam, okulunu birincilikle bitirmiştir.

1970 yılında başlayan Hacettepe Üniversitesi’ndeki akademik hayatı, 2009 yılında emekli oluncaya kadar aktif olarak devam etmiştir.

Uzmanlaştığı alanlar; Mantıksal tasarım, Özdevinirler Kuramı ve Biçimsel Diller ile Veri Tabanı’dır. 1974 yılında yazdığı Fortran IV kitabı, sanırım programlama dilleri alanındaki ilk Türkçe kaynaktır. Bunların dışında aşağıdaki kitapları da yazmıştır;

  • ÖZDEVİNİRLER (Otomatlar) KURAMI ve BİÇİMSEL DİLLER (2003)
  • Sayısal Devrelerde MANTIKSAL TASARIM (2002)
  • VERİ TABANI SİSTEMLERİ (2000)

Çok teknik oldu biliyorum. Bilgisayarların sadece kullanıcısı iseniz, arkasındaki bilgi çokluğunu ve çeşitliliğini, uzmanlaşmanın ne kadar zor olduğunu, görmeniz zor. Şimdi bana ‘eee’ diye soracaksınız. En iyisi kendimden bir örnek vereyim.

Bilimsel programlamada çok kullanılan Fortran Dili’ni Ünal Hoca’dan öğrendim. Halen de pek çok mühendislik bölümünde Fortran öğretilen ve kullanılan bir dildir.

Ünal Hoca derslerde konuyu ezberletmekten çok, bu bilgiyi niçin öğrettiğini ve ileride nasıl kullanabileceğimizi anlatırdı. Öğrenciyken ‘bu kadar çok bilgiye ihtiyacımız var mı ?’ diye düşünürdüm. Sonradan kendisine epey dua ettim. İyi ki bunları anlatmış diye…

1985 yılında, İstanbul Metrosu güzergah çalışmaları yeni başlamıştı. Güzergah Projesi’nin yapım işini de Doğan Harita almıştı. Şirketin sahibi, büyük abimin (Hasan BAR) okuldan çok samimi arkadaşıydı: Şükrü Coşkun.

Bir gün bana geldi. Metronun güzergah hesaplarını elle yapmalarının neredeyse olanaksız olduğunu, bunun için bilgisayar aldıklarını, ama hesapları yapacak programlarının (yazılımlarının) olmadığını anlattı.

Ben de mezun olduktan sonra Fortran’ı hiç kullanmamışım. Açtım Ünal Hoca’mın ders notlarını ve kitabını, şöyle bir karıştırdım. ‘Olur yaparız’ dedim.

Üç hafta süren, hummalı bir çalışmanın sonucunda programı yazdım.

Elimizde Aksaray-Topkapı arasının koordinatları var. Teknik arkadaşlar koordinatları bilgisayara girdi. Program yarım saat çalıştıktan sonra, Metro’nun geçmesi gereken optimum koordinatları yazıcıdan dökmeye başladı. O anda tüm Doğan Harita’da çalışanların, nasıl sevinç çığlığı attığını anlatamam. Olanaksızı başarmıştık.

Yanlış anlaşılmasın. Bu programdan para kazanmadım. Dostlarıma yardım etme isteği, İstanbul’un en büyük altyapı projelerinden birine destek verme heyecanı ve nasıl yapabilirim merakıydı, beni bu işe yönlendiren.

Yani bugün hepimizin seve seve bindiği İstanbul Metrosu var ya, işte onun nereden nasıl geçeceğini hesaplayan program; Ünal Yarımağan’ın çok başarılı bir bilim insanı olması ve öğrencilerine bildiklerinin tümünü aktarması sonucu ortaya çıktı. Metro’nun temellerinde Ünal Yarımağan’ın bilim aşkı olduğunu, ne siz ne de Ünal Hoca bilir. Bunu sadece ben, abim ve Doğan Harita bilir.

Kimbilir daha kaç projede, Ünal Yarımağan’ın bilmediği izleri var ?

Ünal Yarımağan katıksız bir bilim insanıdır. Ve bilginin, aynen sevgi gibi, paylaştıkça büyüdüğünü bilir.

Ünal Yarımağan’a İADE-İ İTİBAR yapılana, yani hak ettiği SAYGI gösterilene kadar yazmaya devam edeceğim.

Melek BAR ELMAS

27 Ağustos 2010

12 Comments | Tags: , , , , ,

Liselerin 2. Yedek Yerleştirme Sonucu Boş Kontenjanları Nihayet Açıklandı

Milli Eğitim BakanlığıNihayet, 2. yerleştirme 1. Yedek kayıtları tamamlandı ve 2. yedek kayıt dönemi boş kontenjanlar açıklandı. Sonuçlar şöyle;

Anadolu Liseleri

  • Galatasaray Lisesi, 5 (2. yerleştirme 11)
  • İstanbul Erkek Lisesi, 11 (2. yerleştirme 17) (1. yerleştirme 7)
  • Kabataş Erkek Lisesi İngilizce, 19 (2. yerleştirme 21) (1. yerleştirme 15)
  • Kabataş Erkek Lisesi Almanca, 14 (2. yerleştirme 10) (1. yerleştirme 7)
  • Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi, 28 (2. yerleştirme 19)
  • Kadıköy Anadolu, 49 (2. yerleştirme 53)
  • Cağaloğlu Anadolu Lisesi, 27 (2. yerleştirme 30)

Fen Liseleri

  • Yaşar Acar Fen Lisesi, 9 (2. yerleştirme 20)
  • İstanbul Atatürk Fen Lisesi, 7 (2. yerleştirme 13)
  • Silivri Selimpaşa Fen Lisesi, 8 (2. yerleştirme 4)
  • Dr. Vasıf Topçu Fen Lisesi, 2 (2. yerleştirme 4)

Yoruma gerek var mı ?

Dilekçeme baktım, hala yanıtlanmamış.

Televizyondan gördüğüm kadarıyla, Meclis topyekün sahada. Ya broşür dağıtıyor ya da miting meydanlarında… Peki milyonlarca çocuğun kaygısıyla, hak ettiği okula girememe sorunuyla kim ilgilenecek ?

Yarından başlayarak tüm canlı yayınlara ya telefon ya da mail yoluyla ulaşmaya başlayalım bence. Ne dersiniz ?

Melek BAR ELMAS

26 Ağustos 2010

13 Comments | Tags: ,

MEB’de Ne Oluyor ?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın sitesinde dünden bu yana şu mesaj var;

26 Ağustos 2010 Saat 19:00 ‘dan itibaren II. yedek kayıt dönemi kayıt hakkı kazanan öğrencilerin durumları ve boş kontenjan bilgileri gösterilecektir.

Şu anda saat 22:33 hala kontenjanlar açıklanmadı. Kayıtlar on-line yapılıyor. Dolayısıyla teknik olarak sadece listelemeye izin verilecek. Neden hala yayınlamıyorlar ????

Melek BAR ELMAS

26 Ağustos 2010

1 Comment | Tags: ,