Melek BAR ELMAS

“Benim için hayat; insanların yaşamını zenginleştirecek, denenmemiş şeyleri denemek ve öğrendiklerimi paylaşmaktır.”

RSS
people

GEL DE KIZMA ! MEB Yine Sustu

Milli Eğitim Bakanlığı

Bu meşale hala yanıyor mu ?

Sabah keyifle öncelikli kısa işlerimi yaptım. Sonra bilgisayarımın başına geçip, dün aldığımız kararları yazayım diye planlarken, henüz hak ettiği yerde okuyamayan çocuklarımızın önceliği olduğunu düşünüp, telefona sarıldım.

Sevinç Dershanesi’ni aradım. MEB’den bir açıklama yapılmadığı için, okullarla görüşmüşler. Okullar nakil işlemlerine başlayacağını söylemiş. Bunun üzerine dün SMS yollamışlar. Boş kontenjanları da bilmiyorlar. ‘Okulları arayıp soracaksınız. Verdikleri bilgiye güveneceksiniz.’ diyorlar.

Nasıl yani ? Niye Milli Eğitim Bakanlığı boş kontenjanları ve son yerleştirmelerin sonuçlarını açıklamıyor.

Hırsla girip tekrar MEB’in sitesini talan ettim. Evet bütün yerleştirme sonuçları kaldırılmış. Allahtan ben akıllılık edip listeleri kendi bilgisayarımda saklamıştım. 2010 SBS Sayısal Bilgiler başlığıyla, tek açıklanan şey şu;

Bu mudur ihtiyacımız olan bilgi ? Bunu da kaldırırlarsa diye yazıma kopyaladım.

Sonra başladım okulları aramaya;

İstanbul (Erkek) Lisesi, boş kontenjanı olmadığını söylüyor. Son aldığı öğrencinin puanı ise 490,040 imiş.

Galatasaray Lisesi, 1 boş kontenjanı olduğunu söylüyor. Ancak nakil yoluyla öğrenci almayacağını söylüyor. Boş kontenjanı doldurmayacaklarmış. En son öğrenciyi ise 493,429 ile almışlar.

Kabataş Erkek Lisesi’nin ise her zaman olduğu gibi telefonları meşgul. Yarım saat uğraştım ama boşluğu yakalayamadım. Belki de telefonu açık bırakıp gittiler…

Pes ettim. Yazımı yazayım dedim.

Anlayacağınız, keyifle başladığım günün başında sinir küpü oldum.

Bu kadar sorumsuzluk, bu kadar başıboşluk, bu kadar saygısızlık olur mu ?

Zaten nakil, başlı başına suistimale açık bir konu iken, bu tavır işi iyice sulandırıyor.

Bu nedenle Galatasaray Lisesi’ne minnet duydum. Nakil yolunu kapatarak, pisliğe de yolunu kapatmış.

Hepimizi bilgi paranoyağı ettiler. Ben, MEB’in sitesinde saldırı ve tehdit dolu basın duyurularını değil, gerçek verileri görmek istiyorum.

Melek BAR ELMAS

30 Eylül 2010

29 Comments | Tags: ,

NAKİLLER BAŞLADI

Milli Eğitim BakanlığıSevgili SBS’zedeler,

Tam da Ortaköy’de toplantının sonuna gelirken, Sevinç Dershanesi’nden aşağıdaki SMS geldi.

‘Sayın Veli,

Anadolu liselerinde boş kalan kontenjanlar nakil işlemi ile doldurulacaktır. Nakil başvurusu öğrenim görülen Anadolu Lisesi müdürlüğüne yapılacak.’ 

Eve gelir gelmez, hemen MEB’in sitesinde bu konuda bir duyuru var mı diye baktım. Ancak yok. Puan ve kontanjan açıklaması da yapılmamış. Bununla birlikte Sevinç Dershanesi’ne güvenirim. İşinde titiz ve hakkıyla çalışan bir dershane. Bu nedenle SMS’i Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmeden yollamamışlardır. Detaylı bilgiyi yarın telefonla öğrenmeye çalışacağım.

Bilgiyi hemen paylaştım. Çünkü yarın aranızda bu konuyla ilgilenmek isteyen olabilir diye düşünüyorum. Çocuklarının hak ettiği yerde olmadığını düşünenler için, nakil son şans. Lütfen kullanın. Biz duymamıştık, demeyin.

Sevgilerimle,

Melek BAR ELMAS

29 Eylül 2010

52 Comments | Tags: ,

Lisenize uyum sağladınız mı ?

Malum çocuklar okullarına başladı. Uzun SBS maratonu, ergenlik, üstüne yeni bir ortam derken hemen hepsi uyum sorunu yaşıyor.

Özellikle de özel okullardan, devlet okullarına giden çocukların sıkıntısı büyük. Çünkü bugüne kadar öğrenciden çok, müşteri olarak hizmet alıyorlardı. Şimdi öğrenci olmanın ve devletten hizmet almanın sıkıntılarıyla başbaşalar. Üstüne üstlük, onlara destek olacak eski arkadaşları ve ortamları da yok.

Uyum; her zaman sorun ve çok parametresi var. Üstüne kitaplar yazılabilir. Bu nedenle bir yazıya her tür öneriyi sığdırmak mümkün değil.

Ancak hemen yapabileceğiniz ve benim de yapmakta olduğum bir iki şeyi size hatırlatmak istiyorum.

Özel zaman ayırın

Okul çıkışı çocuğunuzla okuluna yakın bir yerde buluşun. Birlikte O’nun sevdiği bir şey yapın. Örneğin Cansu, değişik yerlere gitmeyi severdi. Ve biz ilk yıl her Çarşamba okul çıkışı O’nunla buluşup, boğazdaki cafe’leri keşfediyorduk. Cankut konusunda biraz daha şanslıyım. O’nun oryantasyonunu ablası üstlendi. Geçen Cuma birlikte Başiktaş’ı keşfe çıktılar. Gezilerinizde sohbet edin. Anlatmak isterse ki ne kadar ketum olursa olsun bir yerden sonra anlatır. Okul hakkındaki sıkıntılarını dinleyin. Ama lütfen yorum yapmayın. Bu sıkıntıları kendisi çözecek. Siz sadece çözmesi için sesli düşünmesine izin verin. Hafta da en az 3 saatinizi sadece çocuğunuza ayırın. Cep telefonlarınızı da kapatın. Havasını ve düşüncesini değiştirmesine olanak sağlayın. Değişiklik, çözüm geliştirme hızını artırır.

Kendi hikayelerinizi paylaşın

Mutlaka sizin de sıkıntı çektiğiniz ortam değişiklikleri olmuştur. Çocuğunuzla, bunların komik olanlarını paylaşın lütfen. Çocuğun kendi sıkıntısı kendine, bir de siz arabesk yapmayın. Yaşadıklarınızı komik yönüyle ve bulduğunuz çözümle birlikte anlatın. Hem liseyi yatılı okuduğum hem de üniversitede yurtta kaldığım için benim hikayem bol. Düşünün sizin de vardır.

Olayları farklı yorumlasına yardımcı olun

Örneğin okulun beğendiğiniz yönlerini paylaşın. Kabataş için benim favori konum, kantinde boğaza nazır çay içmek. Hemen yanında Ortaköy’de çayı 3 TL’ye içiyorsunuz. Orada 0,5 TL’ye içiyorsunuz. Aynı manzara hem de çok daha ucuz. Üstüne üstlük yatılı olduğu için farklı şehirlerden arkadaş edinme olasılıkları var. Tatilde o şehre yolu düştüğünde en azından bilgi alabileceği insanlar olacak. Gibi…

Okulun sizce olumlu taraflarını görmesine yardımcı olun.

Önce kendiniz uyum sağlayın

Yalnız tüm bu uyarılar, sizin de devlet lisesini kabullenmeniz koşuluyla işe yarar. Önce kendiniz için bu çalışmayı yapın. Çünkü genellikle uzun süre uyum sorunu yaşayan çocukların, büyük oranda ebeveynleri de uyum sorunu yaşıyor. Yani siz kendi bakış açınızı değiştirmezseniz, çocuğunuza yardımcı olamazsınız.

Unutmayın, vergi vermek ne kadar sorumluluğumuz ise, devletten eğitim almak da o kadar hakkımız…

Melek BAR ELMAS

28 Eylül 2010

19 Comments | Tags: , , ,

HEPİNİZİ KUTLAMAYA BEKLİYORUM

Sevgili SBS Velileri,

Artık yavaş yavaş çocuklarımız okuluna yerleşiyor. Öyle ya da böyle bir üç yıl yaşadık. Bu yaşadıklarımızın geleceğe katkı sağlaması için, bilgiye dönüştürülmesi, analiz edilmesi ve düzeltici çözüm önerileri haline gelmesi gerek.

Öte yandan biz de yorulduk ve bir keyif kahvesini hak ettik değil mi ?

Ben hakettiğim dinlenme ve düşünmeyi sağlamak üzere; 29 Eylül 2010 Çarşamba günü saat 14:30-17:30 arasında Ortaköy’deki The House Cafe’de olacağım.

Hafta sonu gelebilecekler için de 2 Ekim 2010 Cumartesi günü, saat 14:30-17-30 arasında Taksim’deki Gezi Pastahanesi‘nde olacağım.

Hava güzelse bahçede, kapalıysa iç kısımda otururum. Hepinizi bekliyorum.

GELİN.  Geçmiş sorunları ve gelecek sorunları masaya yatıralım. Hem kendimizi kutlayalım hem de sorunlarımız için çözüm geliştirelim.

Geçmişin hatalarından ders çıkararak, birlikte güzel bir gelecek yaratmak ve tanışmak için, sizi bekliyor olacağım. Unutmayın birlikten kuvvet doğar…

Melek BAR ELMAS

25 Eylül 2010

Hamiş: Gündemimiz şöyle

  • Tanışma ve kutlama (30 Dk.)
  • Geçtiğimiz yıllarda yaşanan sorunlar (1 saat)
    • Sınav soruları
    • Yerleştirme
  • Önümüzdeki sorunlar (1 saat)
    • Dil eğitimi
    • Hobiler
    • Bilişim okur yazarlığı
  • Yol Haritası (30 Dk.)
    • Görev Dağılımı 
    • Gelecek toplantı için dilek ve öneriler

Biliyorsunuz nadastayım. Bu nedenle çok istememe rağmen tüm hesabı ödeyemem. Lütfen Alman usulü yapalım ve buna göre hazırlıklı gelin.

15 Comments | Tags: ,

Ne olacak şimdi ?

SBS 2010 tam bir kabus oldu.MEB, 3. tercihleri aldı ve 4. yerleştirmeyi yaptı. Dün başlayan kayıtlardan akşama doğru sesler yükselmeye başladı. Çünkü puanlar inanılmaz düştü.

Dün akşamdan bu yana, konuyu kafamda evirip çeviriyorum. Ne yapmalı ?

4. yerleştirmenin iptalini istesek:

  • 4. yerleştirmede yerleşen yaklaşık 5.000 öğrencinin sevincini yok etmeye hakkımız var mı ?
  • Zaten bir hafta kaybettik. Binlerce çocuğun iki haftasını daha çalmaya hakkımız var mı ?

4. yerleştirme kalsa:

  • Bu kadar puan farkı olan çocuklar yan yana nasıl eğitim görecek ?
  • Okulların düşen başarısını nasıl toplayacağız ?
  • Üç  yıl boyunca bu okullara girmek için gece gündüz, hasta sağ demeden çalışan çocukların haksızlığa uğramışlık duygusunu nasıl hafifleteceğiz ? 

Puanı düşük çocukları ayrı bir sınıf yapın desek:

  • Bir grup çocuğumuzun, liseyi vebalı gibi okumalarına yüreğimiz katlanacak mı ?
  • Okul yönetimi böyle bir yapılanmayı becerebilecek mi ?

Geldiğimiz nokta, ‘bir deli bir kuyuya taş atmış’ hikayesiyle aynı. Neresinden tutsak olmuyor.

MEB, çocuklarımızın üç yılını çaldı. Tam sosyalleşme çağında, hayatı 4 seçenekli soru bankası yaptı. Bir nesli tırpanladı.

Tam; nihayet bitti, lisede bu yaraları sarmak için 3 yılımız var diye düşünürken, 4. yerleştirme işi başa sardı. Şahtı, şahmeran oldu.

Başarı; herşeye rağmen yolunda yürüyebilmek değil midir ? Şimdi SBS atıklarını, geri dönüşümle yeniden kazanmaya odaklanmalıyız.

Melek BAR ELMAS

24 Eylül 2010

41 Comments | Tags: ,

3. Tercih, 4. Yerleştirme Sonuçları Açıklandı

Dün akşamdan beri merakla beklediğimiz, SBS 4. yerleştirme sonuçları, biraz önce açıklandı.

Tabii ki 3. tercih yapmadığımız için ben bir şey göremiyorum.

Şimdi siz bana yazın. Sonuç nasıl ? İstediğiniz okula girebildiniz mi ? Merakla haberlerinizi bekliyorum…

Melek BAR ELMAS
23 Eylül 2010

83 Comments | Tags:

ÖSYM’de Yeni Dönem

ÖSYM Başkan Vekili Prof Dr. Ali DEMİRÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal YARIMAĞAN, daha önce de açıkladığı gibi istifa etti. Ve yerine vekaleten Prof. Dr. Ali DEMİR atandı.

Ünal YARIMAĞAN’ı hocam/öğretmenim/ustam olarak yakından tanırım. Ve bilimsel kişiliği, politik olmayışı, insan olarak sağlam değerlerinin olması, adaletli yapısı ile çok severim. ÖSYM’de olduğu sürece, yapılan sınavlardan hiç kaygı duymadım. Çünkü işini hakkıyla yapacağına, bir usulsüzlük olursa herkesten önce kendisinin, suçlunun bulunması için çaba harcayacağına güvenim tamdır.

Olan biteni izlerken şu düşünceler beynimi kemiriyor: Hırsızlık her dönemde insanoğlunun çözmesi gereken bir sorun olarak var. Adaletli ve dürüst toplumlarda, hırsız bulunur, gereği yapılır ve işin doğru düzgün devamı için emek harcanır. Şöyle örnek vereyim: Hepimizin evine hırsız girebilir. Polise bildiririz. Polis suçluyu bulmakla uğraşır. Biz de evimizdeki güvenlik önlemini artırırız. Örneğin kamera taktırırız. Ama evimizi yıkmayız değil mi ?

Oysa olan bitene bakıyorum. Şu anda ÖSYM ne olacak diye konuşuluyor. Kanun tasarıları havada uçuşuyor. Peki hırsızlar. Eğer bir hırsızlık varsa, sokakta elini kolunu sallaya sallaya geziyor.

Bu nedir ? Amaç ne ? Biz ne yapmaya çalışıyoruz ?

ÖSYM, gençlere üniversiteye girişte, kamu personeli olmada vb. konularda, fırsat eşitliği sağlamak için kurulmadı mı ? Bunlardan vaz mı geçiyoruz ? Neden ÖSYM’yi yıpratıyoruz ?

Üniversiteye girecek çocuğum ve enaz kendi çocuğum kadar sorumluluk hissettiğim milyonlarca çocuk var. Ve bu çocuklar bizim geleceğimiz. Geleceğimizin heba olmasını istemiyorum. Miyopluğu bırakıp, günlük çıkarlarımızın peşine düşmeden, çağdaş çocuklar yetiştirmemiz gerek. ÖSYM bu yola giden köprü. Köprüyü yıkmak marifet değil. Marifet yıkmaya çalışanlara engel olmak.

Şimdi yeni bir başkan var. Kendisini tanımıyorum. Bir şey söyleyemem. Resmine uzun uzun baktım, tüm tanışıklığım bu kadar…

İstediğim aynı güveni, tarafsızlığı ve fırsat eşitliğini sağlayabilmesi. Kurumu politikaya ve kısır çıkarlara alet etmemesi…

Takip edeceğim, etmeliyiz…

Melek BAR ELMAS

23 Eylül 2010

3 Comments | Tags:

Üsküdar Amerikan (Koleji) Lisesi : Veda

Salonda yemek masası üzerine kurduğum ‘SBS ofisi’ni yavaş yavaş toplamaya başladım. Bir misafir gelse yemek yiyecek yer yok. Masanın üstü broşürler, evraklarla doldu. Onları ayıklayıp, arşive kaldıracaklarımı ayırıp, gereksizleri atmaya başladım.

Üsküdar Amerikan Lisesi için başka yazı yazmayı düşünmüyordum. Ama dosyasının içindekileri ayıklarken haksızlık olacağını düşünüp son bir yazı yazmaya karar verdim.

İzmir Amerikan Koleji’ne gidemediğim için olsa gerek, çocuklarım liseye kadar özel okulda okudu. 1994 yılında başlayan özel okul maceralarım 2010 yılında Cankut’un da devlet lisesine gitmeye karar vermesiyle son buldu. Dile kolay tam 16 yıl. Anlatacağım çok şey var bu konuda.

Üsküdar Amerikan Lisesi’ni SBS sürecinde 8 kez ziyaret ettik.

  1. Okulu gezmek için
  2. 2. önkayıt döneminde ön kayıt yaptırmak için
  3. 1. burs talebimizi vermek için
  4. 3. ön kayıt ve 2. burs talebimizi iletmek için
  5. Melike Hanım’la neden bir burs istediğimizi görüşmek için
  6. Kayıt yaptırmak için (okul numarası: 605)
  7. Oryantasyon toplantısı için
  8. Kayıt almak için

Her seferinde son derece nazik, güler yüzlü, hızlı, hazırlıklı ve yardım severdiler. Bu özellikler standart olmuş ve içselleştirilmişti. Kapıdaki güvenlikten, müdüre kadar. Bu özelliklerine hayran kaldım.

Dosyaları eksiksiz, bilgiler doyurucu. İnsanlar anlayışlıydı. Özellikle Melike (Ateş) Hanım’ın anlayışlı ve ‘elinden geleni yapan tavrı’ beni çok etkiledi.

Çocuk yanım okulda kaldı. Bu nedenle kayıt almaya gidemedim. Eşim kaydı alırken ben yakında bir yerde çay içip, kendi çocukluk hayal kırıklıklarıma yeniden üzüldüm. Ne zor şey çocuklukta yaşanan hayal kırıklıkları. 50 olsan da yakanı bırakmıyor. Biraz önce dosyayı elime aldığımda ne yapacağımı bilemedim. Sanki bu yazıyı yazmazsam vedalaşamayacakmışım gibi geldi…

Hoşçakal Üsküdar Amerikan, her daim böyle güzel ol…

Melek BAR ELMAS

17 Eylül 2010

4 Comments | Tags: ,

SBS VELİLERİNE HATIRLATMA

Çocuklarımızın gelişmesine yardım edelim.Sevgili SBS Velileri,

Bugün ve yarın bir tercih hakkınızı kullanarak, çocuğunuzun yeni bir okula yerleşme şansını zorlayacaksınız.

Bu süreçte size şunu hatırlatmak istiyorum. Liseye bizler gitmeyeceğiz. Çocuğunuzun sevdiği bir okulda okuması, bir iki puan daha üstte öğrenci alan bir okula gitmesinden daha önemlidir. Bu nedenle lütfen çocuğunuz okulunu sevdi ve kalmak istiyorsa, bırakın orada okusun. Emin olun daha başarılı olacaktır. Çünkü insanlar kendi kararlarını, başkasının kararlarından daha çok sahiplenirler. Bu anne baba bile olsa…

Bu nedenle şimdi lütfen çocuklarınızı karşınıza alın. Birer bardak içecek hazırlayın. Birlikte okulların iyi kötü yönlerini, olasılıkları ortaya koyun. Hırs etmeyin, sakin sakin konuşun. Ve kararı kendisinin vermesini isteyin.

Çocuğunuzun, geleceğini kurgulama becerisini geliştirmesine yardımcı olun. Unutmayın hayat böyle öğreniliyor. Ve bu bilgi okullarda anlatılmıyor. Bunu sadece bizler yani ebeveynler öğretebilir.

En büyük ve öncelikli sorumluluğumuzun, çocuklarımızı hayata hazırlamak olduğunu lütfen unutmayın…

Melek BAR ELMAS

21 Eylül 2010

9 Comments | Tags: ,

EYOOO: 3. Tercih Listesi Alınacak

EVEEEET. Hadi gözümüz aydın. Çocuklara bir şans daha verildi. 3. tercih listesi alınacak. Ve 4. yerleştirme yapılacak.

KutlamaBiz sıkı bir ekip olduk. İsteklerimiz birer birer oluyor.

Bu aşamada tek bir tercih yapabileceksiniz. Ve yedek liste açıklanmayacak. Yani asil liste yayınlanacak. Bunun için aman dikkat: PUANINIZA EN YAKIN ve BOŞ KONTENJANI OLAN okulu seçin. Çünkü sistem yerleştirmeye yüksek puandan başlar. Tek şansınız olduğu için iyi kullanın.

İsterseniz benim ilgilendiğim okullardan ve Cankut’tan örnek vereyim.

  1. Hüseyin Avni Sözen’i yazamayız. Çünkü orayı kazanmıştık. Ama Üsküdar Amerikan Lisesi’ne kaydımızı aldık,
  2. Kabataş Almanca’yı da yazamayız. Çünkü şu anda zaten kaydımız orada.
  3. Nereleri yazabiliriz: Kabataş İngilizce, İstanbul (Erkek) Lisesi, Galatasaray Lisesi

İstanbul (Erkek) Lisesi’nde boş kontenjan yok. Burayı yazmanızın anlamı da yok.

Galatasaray Lisesi’nde 2 boş kontenjan var. Taban Puanı 492,574

Kabataş Erkek Lisesi İngilizce’de 19 boş kontenjan var. Taban puanı da 488,835

Tek tercih hakkımız olduğuna göre, Kabataş Erkek Lisesi İngilizce’yi yazarsak, girme şansımız daha yüksek olur.

Yanlış anlaşılmasın. Bugün okullar açıldı. Cankut dört yapraklı gonca, mutlu mesut okulundan döndü. Bu nedenle biz tercih yapmayacağız. Örneği sizin için yazdım.

Hadi bakalım şimdi aday okulları inceleyin. Yarın doğru mezun olduğunuz okula gidin. Tercihlerinizi yapın.

Sizi heyecanla bekliyoruz. Çocuklarımızı hak ettiği yerlere yerleştirelim. Sonra biz veliler de hak ettiğimiz kahveyi içeceğiz…

Melek BAR ELMAS

20 Eylül 2010

14 Comments | Tags: , ,