MEB, 3. tercihleri aldı ve 4. yerleştirmeyi yaptı. Dün başlayan kayıtlardan akşama doğru sesler yükselmeye başladı. Çünkü puanlar inanılmaz düştü.
Dün akşamdan bu yana, konuyu kafamda evirip çeviriyorum. Ne yapmalı ?
4. yerleştirmenin iptalini istesek:
- 4. yerleştirmede yerleşen yaklaşık 5.000 öğrencinin sevincini yok etmeye hakkımız var mı ?
- Zaten bir hafta kaybettik. Binlerce çocuğun iki haftasını daha çalmaya hakkımız var mı ?
4. yerleştirme kalsa:
- Bu kadar puan farkı olan çocuklar yan yana nasıl eğitim görecek ?
- Okulların düşen başarısını nasıl toplayacağız ?
- Üç yıl boyunca bu okullara girmek için gece gündüz, hasta sağ demeden çalışan çocukların haksızlığa uğramışlık duygusunu nasıl hafifleteceğiz ?
Puanı düşük çocukları ayrı bir sınıf yapın desek:
- Bir grup çocuğumuzun, liseyi vebalı gibi okumalarına yüreğimiz katlanacak mı ?
- Okul yönetimi böyle bir yapılanmayı becerebilecek mi ?
Geldiğimiz nokta, ‘bir deli bir kuyuya taş atmış’ hikayesiyle aynı. Neresinden tutsak olmuyor.
MEB, çocuklarımızın üç yılını çaldı. Tam sosyalleşme çağında, hayatı 4 seçenekli soru bankası yaptı. Bir nesli tırpanladı.
Tam; nihayet bitti, lisede bu yaraları sarmak için 3 yılımız var diye düşünürken, 4. yerleştirme işi başa sardı. Şahtı, şahmeran oldu.
Başarı; herşeye rağmen yolunda yürüyebilmek değil midir ? Şimdi SBS atıklarını, geri dönüşümle yeniden kazanmaya odaklanmalıyız.
Melek BAR ELMAS
24 Eylül 2010





September 24th, 2010 at 20:26
Merhaba Melek Hanım ortada Kabataş’ın taban puanının 450′ye düştüğüne dair spekülasyonlar var. Gerçekten böyle bir şey varmı varsa gerçekten büyük bir haksızlık yapılmış olmadımı?
September 24th, 2010 at 20:32
Merhaba Nermin Hanım,
Bugün okula gidemedim. Giden arkadaşlardan bilgi bekliyorum. Cankut Almanca için puanın çok düşmediğini söyledi…
Melek BAR ELMAS
September 24th, 2010 at 20:34
O zaman endişelenicek bi durum yok gibi gözüküyo.Bi de Cankut ikinci dil olarak ne seçmeyi düşünüyo acaba?
September 24th, 2010 at 20:40
İngilizce seçti Nermin Hanım…
September 24th, 2010 at 20:43
Bence 4.yerleştirme iptal edilmeli diyorum. Öğrencilere tek tercih hakkı ile bir çeşit kumar oynatıldı. Çocuklarımızın emeklerinin karşılığında duydukları zafer duygusu yerini hayal kırıklığına bıraktı.Kızımın gözünde gururla gittiği okul neredeyse düz liseye dönüştü. 3 yıl boyunca kızıma mücadele etmeyi öğrettim. Şimdi sorularına cevap veremiyorum.Sorumlusu belli…
September 24th, 2010 at 21:37
Melek Hanım,
Hatırlarsanız, 4.yerleştirme yapılsın diye yazışırken size , yeni tercih ile karıştırılmaz umarım diye yazmıştım. Yani eldeki yedekler yerleşsin, yeniden tercih alınmasın demiştim.Bilmem hatırladınız mı? Maalesef Milli Eğitim sırası gelen yedekleri yerleştirseydi, yani cuma günü elde yedek kalmamıştı ya..işte oraya sıradaki yedekler ilave edip, kalan kontenjanları da nakil ile doldursaydı bu kadar büyümezdi bu olay…Yeni tercih korktuğum gibi oldu ve herşey karıştı…Keşke yedek listelerden devam etseydiler yerleştirmeye …Hiç olmazsa bu kadar puan farkı olmazdı diye düşünüyorum….Sevgiler….
September 24th, 2010 at 21:49
Melek Hanım,birilerinin sevinci başkalarının üzüntüsüne neden oluyorsa haklı bir sevinç değildir.Yerleştirme iptal edilip yeniden yapılmazsa haksızlığa uğrayan öğrenciler üzüntülerinin yanında öfkeli de olabilirler.Durumun böyle kalması basit bir mesele değil bence.
September 24th, 2010 at 22:28
Merhaba Emel Hanım,
İşin özü, neden çocuklarımızı üzüntüye odakladık anlamıyorum. Burada bana yanlış gelen şeyler var.
Kısmet, uyanıklık, MEB’in hatası… Ne derseniz deyin. Eğer çocuklarımız, yanına daha az puan alan bir öğrenci geldi diye üzülüyorsa, neyi yanlış yaptık diye düşünürüm ben.
Kendi adıma çocuğuma tavsiyem, eğer arkadaşları dersi anlamakta zorluk çekerse onlara yardımcı olması gerektiği yönünde olur…
Kendinizi rekabete kaptırmadan, biraz uzaktan bakın. O çocukların günahı ne ?
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 24th, 2010 at 22:33
Asıl sorun bir Anadolu lisesine yerleşemeyen çocuğun, puanı en düşük anadolu lisesini tercih edip yine açıkta kalmasına rağmen, aynı puanla bir başka çocuğun hayalci bir tercih yapıp, Beşiktaş Atatürk, Maltepe, Burak Bora gibi okullara girmiş olması. Yaşananın tek sorumlusu bizler bas bas bağırırken, dediğinde inat eden Milli Eğitim. Bu son yaşanan trajikomik bir durum, okullar açıldıktan sonra, üstelik !tek! tercih ile ortaya çıkılması “2010 merkezi yerleştirme sınavları skandallar yılı” kutlamalarının şimdilik son gösterisi oldu.
September 24th, 2010 at 22:41
Emel Hanım,
Peki taban puanının 1 yada 2 puan altında giren çocukların durumu ne olur sizce? Yani iptal edilirse…Bu çocuklar mantıklı olarak puanlarına en yakın okulu seçerek tercih yaptılar ve yerleştiler…Yani diğer düşük puanla yerleşenleri bunlardan ayırmak lazım bence….10 puana kadar düşmesi normal…Geçen senelerden araştırdım, son yerleşmelerde genelde 10-11 puan düşmüş. Mesele ilk taban puan 452. Son taban puan ise 442..bu hep böyle olmuş..bu yıl da böyle olması gerekirdi. Diğer düşük puanlı çocukların suçu da değil bu…Ama tabii fark olmalı…Ama nasıl? Yani bir yanda olması gerektiği gibi puanıyla yerleşen çocuklar var…diğer yanda da yüksek puanlı çocukların bile yerleşilemez düşüncesi ile yazmadığı , yüksek puanlı okullara yerleşen düşük puanlı çocuklar var…İki tarafta da çocuklarımız
var…Bir yanım evet iptal edilsin diyor , ama diğer yanımda edilmesin….diyor…Benim çocuğum hak ettiğine inandığım bir şekilde yani son taban puandan girdi, 1 puan aşağısı bile değil…ben de 20 puan aşağıdan girenleri duyduğumda şok oldum..ben oğlum için bile girebilir mi? diye düşünüyordum…İşte böyle Emel Hanım…Hayırlısı neyse o olsun…Bunları duyunca sevincimiz kursağımızda kaldı.Diyecek birşey bulamıyorum….Sevgiler…
September 24th, 2010 at 22:50
Merhaba Çiğdem Hanım,
Sevinciniz sizce niye kursağınızda kaldı ? Bunu iyice düşünün.
Bana kalırsa hakkıyla sevinin. Çünkü bu sevinci hak ettiniz…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 24th, 2010 at 23:08
merhabalar, bencede hiç üzülmeye gerek yok.her sınıfta başarılılar ve az başarılılar olacak.eğer bizim çocuklarımız iyiyse onlar ön plana çıkarlar.diğerleri zorlanır.asıl düşük puanla girenler düşünsün bence..hem istanbul lisesi kabataş ve galatasarayda çok düşüş yok.diğerlerinin puanları zaten birbirine çok yakın.asıl bu boş okullar niye az tercih edildi bu araştırılmalı bence..mesela ben beşiktaş atatürk anadoluyu istemedim oğlum istedi sonra oda ikna oldu, yol trafik falan.. ama kabataşı istedik.kabataş için o yol çekilir dedik.herkese kazandığı okullar hayırlı olsun..çocuklarıda fazla etkilemeyelim dedim.sevgilerimle..
September 24th, 2010 at 23:10
Benim arkadaşım 473 puanla İngilizce Kabataş’a giremedi.Kabataş’ın 450 puana düşeceğini hiç mi hiç sanmıyorum.Çünkü ben Sakıp Sabancı’dayım ve Sakıp Sabancı 466 puanla kapatmış.
September 24th, 2010 at 23:20
Melek Hanım,
Teşekkürler…Samimiyetinize inanıyorum…Siz adınız gibi Melek gibi bir insansınız. Çok güzel motive edip, moral veriyorsunuz…
Sanal dünyanın dışında ,İstanbul’ a gelirsem, ya da siz Bursa’ ya gelirseniz mutlaka tanışmak isterim. Sevgiler…
September 24th, 2010 at 23:23
Çiğdem hn
En haklı sizsiniz.Çocuğunuzu yürekten tebrik ederim.Bu işin çözümü yok galiba.Bizi çocuğuklarımızı bu şekilde yönlendiren sistem değil mi sizce.Çocuklarımıza çalış yavrum 1 puan bile çok önemli demeyen var mı aramızda. Şimdi ne bekliyoruz…1 puan önemliyken 150 puan önemsiz yavrum dersek ne kadar inandırıcı oluruz…
September 24th, 2010 at 23:38
Merhaba Gülsüm Hanım,
Hah işte tam da konumuz bu. Sınava çalışırken odağımız puan olduğu için bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Oysa odağımız okul hatta okullar listesi olmalıydı değil mi ? Puan o okula girmek için bir araç sadece. İşte o zaman o listedeki okullardan birine girdiğimizde sevinirdik. Ve de başkalarının puanlarına takılmazdık…
Araçla amacı karıştırmazsak bu sıkıntıları yaşamayız…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 24th, 2010 at 23:39
Seve seve Çiğdem Hanım…
September 24th, 2010 at 23:51
Size kesinlikle katılıyorum Melek hn.Tabi bu arada oturup kara kara düşünüyorum.Bazı şeyleri nasıl düzelteceğiz. Çocuklarımızın kaygılarını nasıl gidereceğiz.Kızım anne ben artık taban puanı 360 olan bir okulda okuyorum diyor. Bu arada okulunu ve öğretmenlerini çok sevmiş. Kaygısı okulunun artık taban puanındaki düşüş nedeniyle tercih edilen okul olmayacak olması. Ve eğitimin kalitesinde bu nedenle düşüş yaşana
bileceği.İnanın bu kaygılarında hiç bir etkim yok.Bunlar kendi kurgusu.
September 25th, 2010 at 00:05
Merhaba Gülsüm Hanım,
Size önerim. Alın kızınızı karşınıza şunu anlatın. Liseler Üniversite başarısı nedeniyle seçiliyor. Seçildiği için de puanı yükseliyor. Arkadaşlarıyla beraber, güzelce çalışıp, güzel üniversitelere gitsinler, okulları yine gündem de olur.
Okulu iyi ya da kötü yapan öğrenciler ve öğretmenlerdir. Puanlar, onlar güzel olduğu zaman yükselir. Bu nedenle onlar kendilerinin en iyisi olmaya çalışsınlar. Puanlar arkadan gelir…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 25th, 2010 at 01:46
Merhaba Melek Hanım.
Yazılarınızı ve velilerimizin yorumlarını baştan beri takip ediyorum .
Son yazdığınız yorum tam da benim söylemek istediğim şeydi.
Bizler sbs sürecinde aynı eziyetleri çekerek, aynı feragatlarda bulunarak,aynı sorunlara göğüs gererek buralara kadar gelmişken, bazı velilerimizin “bizim çocuğumuz daha fazlasını haketti” demesini üzüntüyle karşılıyorum.
“Haketmek” çabalamanın sonucuysa eğer ,hepsi çabaladı, hepsi, sporunu,müziğini,hobilerini bir yana bırakıp testlerle boğuştu.
Tabiki her çocuğun farklı zeka yapısı vardır.Tabiki herkes aynı şekilde öğrenme yetisine sahip değildir.Ama bu ,birinin diğerine karşı üstün olduğunun göstergesi değildir.
Kaldı ki SBS gibi hiç bir şekilde gerçek başarıyı ölçmeyen, OYP gibi akıl almaz bir formülle,olur olmaz puanların kesilip biçildiği bir notlama sisteminden alınan sonuçlarla,velilerin egolarının bu kadar şişmesi beni oldukça düşündürdü.
Yerleştirme formullerinde en baştan hata olduğu gün gibi ortadadır.SBS’ler gibi,bu da maalesef, yaşayarak öğrenilen bir hata olup seneye başka formül bulunacağı açıktır. Ancak, gelinen noktada ,düşük puanlı öğrencilerin yüksek puanlı öğrencilerle
aynı yerde okuyacağı endişesi,bence bir kriz nedeni olmamalıdır.
Şimdi bu son durumda daha açıkça görülüyor ki;daha iyi okullarda okumayı “hakeden” çocukların velileri ,ego patlaması yaşıyor ve yorumlarıyla bunu dile getiriyorlar.
Aklımdaki soru ;bu egoyla yetiştirdikleri çocukların ilerde nasıl bireyler olacağıdır.
Son olarak şunu da eklemek isterim ki;Güzide olan bir çok okulumuza eskiden sınavsız girilirdi.Onlar eskiden de çok başarılı okullardı.Bizler oralarda okurken başarısız olan
arkadaşlarımız için, “niye buradalar” diye gocunmadık.
Sonuçta başarılı olan yolunda yürür gider.
Sevgilerimle,
September 25th, 2010 at 09:03
Merhaba Nuran Hanım,
Size çok hak veriyorum.
Kaldı ki hak ettiğini talep etmekle, başkalarının haklarına engel olmak arasındaki ince çizgide, dikkatli yürümek gerekir diye de düşünüyorum.
Sistem hatalı olunca, doğru duruş sergilemek de zorlaşıyor.
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 25th, 2010 at 10:19
Tüm SBS velilerine merhaba, Melek Hanım merhaba,
Sitenizi bir süredir takibediyordum ve bende bu konuda düşüncelerimi izninizle paylaşmak istedim. Sistemin kurgulanışı baştan sıkıntılı olunca ve uygulanışında da gerekli titizlik gösterilmeyince yerleştirmelerde de türlü haksızlıkların olması kaçınılmazdır.
Daha en başında, sınıf puanlarının okulun en yüksek puanlı öğrencisinin puanı ile kıyaslanarak hesaplanması gibi bir saçmalık sonucunda oğlumun 3 yıl boyunca aldığı SBS puanları düşmüştür. Çünkü, oğlumun hiçbir sosyal faaliyetinden geri kalmaması için elimizden geleni yaptık. Ne sporunu bıraktı ki üç yıl boyunca girdiği yarışmalarda hep iyi dereceler elde etti, ne de diğer etkinliklerden uzak kaldı. Ama sistemli bir şekilde derslerine de çalıştı ve gerektiği kadar da test çözdü, ama doğal olarak 3 yıl boyunca en yüksek sınıf puanını alamadı. Biz sınav odaklı değil sağlıklı bir çocuk yetiştirmek istedik. Aldığımız sonuçtan da memnunuz. Ama daha sonra duyduklarım beni ciddi anlamda kaygılandırdı. Şöyle ki, bazı okullar, öğrencilerinin bir kısmına 100 sınıf puanı vererek, bakın 98 – 99 değil 100 (bu ciddi olarak araştırılması gereken bir husustur, sınıf puanının 100 olması öğrencinin eğitim yılı süresince girdiği tüm sınavlardan 100 alması demektir, bu nasıl mümkün olabilir ki)bu öğrencilerin OYP puanlarına ciddi katkıda bulunmuşlardır. Şimdi sizlerden çocuğunuzun sınıf puanlarının 100 olduğunu varsayarak OYP puanlarını yeniden hesaplamanızı öneririm. Çıkan puana çok ama çok şaşıracaksınız. Bu mudur adalet? Bir sistem oluşturulduğunda, uygulanışında da gerekli kontrollerin yapılması zorunludur. Aksi taktirde, haksızlıklar alır başını gider.
Sevgilerimle,
September 25th, 2010 at 10:56
Merhaba Melek Hanım,
2,5 aylık bir süreç içinde yaşanılan SBS yerleştirmelerinin son durumuna baktığımızda, sonuç bizler için hiçte sürpriz sayılmaz.Çünkü her yedek yerleştirme de avazımızın çıktığı kadar bağırdık fakat bizi duyan olmadı(Duymak istemediler).Sonuçta herkes kendine göre yüzde yüz haklı. Ortaya çıkan duruma baktığımızda her şey arapsaçı gibi. Bu noktada ne yapılması ne yapılmaması gerekir…………………….bilmiyorum. Fakat bildiğim bir tek şey var.MEB sürekli yaptığı yanlışları kabul etmek yerine sürekli bir savunma mekanizması içinde.Kendini haklı çıkartan basın açıklamaları yapmaktadır. Sizden ricam o güzel yüreğinizle, güzel kaleminizle bizlerin bu konudaki hassasiyetini ön plana çıkaracak bir yazı hazırlamanız.Hazırladığınız bu yazı en azından bir sonraki çocuklarımızın aynı durumları yaşamamaları için.Olanlara tepkisiz kalamayız.
Sevgilerimle,
Döndü OKUMUŞ
September 25th, 2010 at 10:56
Nuran hanımın yazdıklarının altına imzamı atıyorum.Sisteme kızgın olunabilir,haksızlığa uğranmış olunabilir ama düşük puanla yerleşen çocuklara düşmanlık niye…Onların sevinçlerine engel olmak kime ne kazandıracak? Evet pekçok çocuğun hakkı yendi,özellikle bu sene bilgiyi,yeteneği,zekayı ölçmeyen anlamsız bir sınav yapıldı.Şu anda yüksek puanlı öğrencilerin en iyi öğrenciler olduğunu kimse iddia edemez.Benim oğlumda yüksek puanla çok iyi bir özel okula yerleşti.İyi bir anadolu lisesini kazandığı halde göndermedim çünkü anadolu lisesine giderse ÖSS ye mahkum olacak,Türkiye’deki sistemin ne olduğu malum.Şu anda bir evim bile yok,kazandığımızı okula yatırıyoruz ama oğlum mezun olunca yurtdışında okuma hakkı elde edebilir.Ne kadar gayret edersen et Türkiye’de Üniversite garantin yok.Birilerine sorular herzaman servis edilecek ne yazık ki…
September 25th, 2010 at 11:08
Merhaba,
Nuran hanım size katılmıyorum.
Sistem hatalıysa hatalıdır, bunun sonuçlarına bakıp da;- gözde okullara eskiden sınavsız girilirdi- sözü, şimdiyi anlatmıyorsa geçersizdir.
Çok açık bir sonuçla karşı karşıyayız “haksızlık” yapıldı.
Melek hanımın söylediği çok doğru bir söz var “hakkını talep etmek”, bunu içselleştirdiğimizde doğruya yaklaşacağız.
Puan üstünlüğü kuralı konmuşsa, kayıtsız şartsız uyulması gerekir. Eğer uyulmayacaksa; uyulamayacak durum hatasız kurgulanır ve duyurusu çok net yapılır.
Eğer menfaatlendiğimiz için, yanlışın içinde doğruyu aramaya çalışıyorsak, bu iki kere daha yanlıştır.
Kontenjanlar açık kalmasın diye 3. tercihin yapılmasını isteyenlerdenim, ama tek şart hakedenin (haketmekten söz ederken neden söz ediyoruz; puan üstünlüğünden) hakettiği yerde olması şartıyla.
Daha yüksek puanla o okula giremeyen çocuğa nasıl anlatırsınız durumu,yüzünüz kızarmadan.
Benim dünya görüşüme göre böyle bir sıralama, böyle bir sıralamanın içine çocuklarımızı sokmak, kendisini bir diğer çocuğa göre üstün hissettirmek, diğer çocukları ötekileştirmek yanlıştır.Çünkü; her çocuk, sayıdan, isimden, puandan çok fazladır ve çocuk sevmek tüm çocukları sevmektir.
Ancak kural varsa, buna sonuna kadar uyulması gerekir.Bu kural bizim benimsediğimiz olsa da olmasa da. Çocuklarımıza ilk öğrettiğimiz, kurallar değil mi, kuralsız oyun olur mu?
Okullarda olduğumuz, öğrenci olduğumuz yılllarda,sınıflarımızda “sınıf tekrarı” yapan arkadaşlarımız vardı, o arkadaşlarımız önemlerini kendileri yaratırdı, tekrarlamak zorunda kaldıkları önceleri değil.
Çocuklarımız için de böyle olacaktır, eğer büyük hatalarla yetiştirmediysek…
Velilerimizin kaygıları muhteşem egolarından kaynaklanmıyor bana göre, çocuklarımzın ki de. Yalnızca haksızlığa karşı çıkıyorlar, biliyor sunuz haksızlığa karşı çıkarken duyguyu yansıtmak çok zordur…
Sorulması gereken en önemli soru şu; tek tercih hakkı varken, hangi veli kendi puanından 50-150 puan yükseğinde kalan okulu tercih edebilir…
“Eğer buğday yetiştirmeyi hedefliyorsan bir yıl sonrayı, eğer ağaç yetiştirmeyi hedefliyorsan 20 yıl sonrayı, eğer insan yetiştirmeyi hedefliyorsan yüz yıl sonrayı planlamalısın”
İnsan yetiştirmeyi hedef alıp bir yıl sonrayı planlayamayanların neden olduğu haksızlığı görelim…
Tüm çocuklara başarılar diliyorum.
September 25th, 2010 at 11:29
Selamlar,
Son yerlestirmede ortaya cikan durum ozel okullarda da yasandi. SBS-8,7,6 ortalamasi ile 20.000-40.000 basari siralamasinda olan ogrenciler 1544 ogrencinin tam yaptigi, secme ozelligi olmayan SBS-8′der 500-495 arasi puanlar alip en iyi okullara girdiler. OYP’der ilk 2000′der olan ogrenciler SBS-8′de bir Turkce sorusu yanlis yaptiklari icin giremediler. Bu da cok celiskili bir durum.
September 25th, 2010 at 11:35
Merhaba Döndü Hanım,
Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. Yazı kaleme almak sorun değil. Sorun çözüm önerisi ya da öneri zinciri ne olmalı ?
Çünkü çözüm içermeyen şikayet yazısı yazmak, daha önce de dile getirdiğim gibi benim hayat anlayışıma uymuyor.
Bu nedenle, yapacağımız toplantıya katılanlarla bir dizi görüş alışverişinde bulunup, sonra yazmak şu anda daha doğru gibi duruyor.
Ne dersiniz ?
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 25th, 2010 at 11:38
Merhaba Yücel Bey,
Bakınız Cankut, Robert’e giremedi. Girseydi, gidermiydi o ayrı bir soru.
Bu nedenle çözüm önerileri paketi hazırlamak gerekir…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 25th, 2010 at 12:41
Merhaba Melek Hanim,
Cankut’la benim yegenimin durumu ve puanlari (SBS-8 ve OYP) ayni. Listelerde gordum. Simdi Kabatas’ta ayni siniftalar. Adi Giray. 2. Isimleri de ayni. Umarim iyi arkadas olurlar.
September 25th, 2010 at 12:51
Merhaba Melek hanım,
Aynen düşüncelerinize katılıyorum. Bende her zaman çözümün bir parçası olmak isterim.
Sevgilerimle,
Döndü OKUMUŞ
September 25th, 2010 at 12:56
Merhaba Yücel Bey (Değil mi ?)
Yeğeninizi bilmem ama Cankut arkadaş canlısıdır. Kafa yapıları uyarsa çok iyi arkadaş olurlar…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 25th, 2010 at 21:40
değerli veliler düşüncemi paylaşmak istiyorum, öncelikle melek hn ın özverili ve sabırla her veliye yardımcı olabilecek açıklamaları ve bu konudaki araştırmalarını takdir ediyor, saygılarımı sunuyorum. Bir Bakanlık.. bağlı bir çok kuruluş ve müsteşarlar..sizce bu kadar kişi ve kurum arka arkaya bu kadar hata yapabilir mi? bence hayır..hatırlayın basın açıklamalarını tüm orta öğretim kurumları 2013 yılına kadar anadolu lisesi statütüsünde olacak, başka bir deyişle anadolu liseleri normal liselere dönüşecek…21-22 eylül tercihleri sonucunda karşımıza çıkan tablo bizleri hayrete düşürdü, inanılmaz sonuçlar duyuyoruz, çocuklarımızın, bizlerin ideali olan, yerleşmenin imkansız olabileceğini düşündüğümüz için tercih etmediğimiz okullara geçtiğimiz yılların çok çok altında puanlarla çocuklarımızın yerleştiğini görüyoruz..bence bu yapılan yanlışlıklar silsilesi değil, tamamen bilinçli bir uygulamadır. Sağlık sektöründen sonra eğitim sektörüde malesef özel(yeşil,sarı,mavi,kırmızı…) sermayenin etkisi altına girmiştir. özel okulların fen ve anadolu liseleri, tercihlerde artık puana göre verdiği burslarla devletimizin göz bebeği olan bir çok fen ve anadolu lisesinin önüne geçecektir. tüm çocuklarımıza başarılar diliyor, saygılarımı sunuyorum..
September 27th, 2010 at 18:05
selam… ben şuan bir düz lisede okuyorum.394 ortalama puanım ve sınıftaki arkadaşlarımla aramda uçurum var yanımdaki kız 290 puanlı ve öğretmenler de ona göre davranıyo yani düşük tutuyo seviyeyi.birde ben okulumdan memnun değilim tam kafama göre bi arkadaşım yok evet sınıf eylenceli falan ama işte anladın sen… ben 6. ve 7. sınıflarda 380 350 gibi puanlar aldım ama geçen sene 450 yani çok çalıştım çünkü istiyodum ama anadoluya yerşemedim benimde psikolojim bozuldu ve diğer yerleştirmelere hiç bakmadım yani araştırmadım 4.yerleştirme bile olmuş puanlar çok düşmüş hatta birkaç anadoluya yerleşme ihtimalim bile varmış bunu öğrenince ailecek kahrolduk neyse konuya gelicek olursak demek istediğim acaba 5.yerleştirme olurmu birkaç öğretmenle bu konuyu paylaştım ve büyük ihtimalle olucağını söylediler lütfen bana yardımcı olun…
inşallah iyi haberlerle dönersiniz bana…cevabınızı dört gözle bekliyorum.
saygılarla…iyi günler …
September 27th, 2010 at 18:08
Merhaba Melek Hanım ,benim de oğlum sbs mağduru diye düşünüyorum OYP si 475.577 ikl yerleştirmede pertevniyal lisesi oldu sonra yedekten adnan menderes anadolu lisesine yükseldi çok gönüllü olarak istemedi yükseltmelerde cağaloğlu anadolu lisesini çok bekledi ama olmadı ben adnan menderesin iyi okul olduğunu düşünüyorum sizin bu konudaki fikrinizi almak isterim cağaloğlu ile aramızda sadece 0,690 gibi bir rakam var ve hala 3 öğrenci açıkları var ne yapmalıyım bize bunu yaşattıkları için milli eğtime kızgınım emeklerimiz kabusa dönüştü sağolsunlar.Saygılarımla.
September 27th, 2010 at 18:11
Merhaba
Melek Hanım
Öncelikle size teşekkür etmek istiyorum. Bizler yaşadığımız oldukça sıkıntılı bu süreci sizin yorumlarınızı okuyarak işin içinden çıkmaya çalıştık.
Vardığımız nokta ise aldığımız OYP (439) puanımızla Arel fen lisesinden burs alarak bu okulda devam etmek oldu.
Tercihimizde gelen anadolu lisesine oğlum gitmek istemedi. Çok konuştuk. Ancak gitmek istemediği bir okula baskı ile göndermenin doğru olmadığı kararını verdik. Neticede yedek listeden istediğimiz okula da giremiyince; Arel fen lisesine kaydımızı yaptırdık. Biz kaydımızı yaptırdık. Okul bir hafta önce açıldı ve oğlum okula başlamak zorunda kaldı. Bir hafta sonra yeni bir tercih yapılabileceği belirtildi. Oğlum tercih bile girmemizi istemedi. Ben okula başladım. Bir hafadır gidiyorum. Şimdi burayı bırakıp tekrar yeni bir okul yeni öğretmenler diye tepki gösterdi. Okulunda kalmak istediğini söyledi. Son yapılan tercihler sonrasında istediğimiz okula hatta daha da üst düzeydeki okullara rahatlıkla girebileceğimizi gördük. Netice de biz bu can sıkıcı süreci yaşadık ve çok yıprandık. Neden yedek listeleri yeteri kadar açıklanmadı. Böyle olsaydı biz mevcut puanımızla hakettiğimiz yere öncelikli kayıt hak!
kı kazanacaktık. Tüm bunları yaşamıyacaktık. Sistem sonucunda biz hakettiğimiz yere giremedik. Nedeni pisikolojik olarak artık yıprandık aptala döndük. Yanlız olmadığımızı düşünüyorum. Neticesinde çok daha düşük puanlarla bu okullara öğrenciler yerleşti.
Günahı vebali olanları da Allaha havale ediyorum.
Size de tekrar teşekkür ediyorum.
September 27th, 2010 at 18:13
Merhaba Cansu,
Gitmek istediğin okula ailen gitsin. Ve nakil olanaklarını konuşsun derim ben. Şu ana kadar 5. yerleştirmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 27th, 2010 at 18:14
Merhaba Meral Hanım,
Adnan Menderes güzel okul. Bir arkadaşımın oğlu gitti. Gayet memnunlardı.
Gitmek istediğiniz okula gidip nakil olanaklarını konuşun derim ben. Şu ana kadar 5. yerleştirmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
September 27th, 2010 at 18:14
Merhaba Çokşen,,
Güzel görüşleriniz için çok teşekkür ederim. Yardımım dokunduysa ne mutlu bana.
Maalesef bu süreç hepimiz için sıkıntılı oldu. Umarım MEB olanlardan ders çıkarır ve seney daha iyi bir planlama yapar.
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
January 9th, 2011 at 19:09
meraba!ben Bilge.8. sınıf öğrencisiyim. özel okuların sadece 8.sınıf puanına göre mi öğrenci alacaklarını öğrenmek istiyorum.bu konu hakkında beni bilgilendirirseniz çok sevinirim.
January 9th, 2011 at 20:39
cevap verirseniz çok sevinirm
kesin bir alırsam hedeflerime o yönde karar vericem. şimdiden teşekkürler
January 9th, 2011 at 21:03
Evet Bilge,
Şimdilik öyle. Yine de değişiklik olabilir. Okulundan takip etmende yarar var…
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS