Şimdiye değin bahsetmedim sanırım. 2006 yılından bu yana TOBB Türkiye Bilgisayar Yazılımı Meclisi Başkan Yardımcısı’yım. Sektörüme katkım olması arzusuyla, toplantıların çoğuna katılmaya ve üzerime düşen çalışmaları yapmaya özen gösterdim.
26 Eylül’de Ankara’da yapılan TOBB Türkiye Sektör Meclisleri İstişare Toplantısı’na da katıldım. Toplantının iş hayatını ilgilendiren kısmını www.girisimcilericin.com’da okuyabilirsiniz. Burada ise toplantının beni etkileyen insani taraflarını anlatmak istiyorum.
TOBB’a katıldığım günden bu yana Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşma yeteneği ve hazır cevaplığı beni etkilemiştir. Kürsüde içten, samimi, sıkmayan ve genellikle neşeli konuşmalar yapar. Bu nedenle konuşmasını dinlerken şimdiye kadar hiç sıkılmadım. Bu kez de aynı türde bir konuşma yaptı. Bir farkla: Şu ana kadar dinlediğim en uzun konuşmaydı. Programda 40 dakika olarak yer alan konuşma yaklaşık 2,5 saatte bitti.
Tabii ki konuşmadan sıkılmadım. Keyifle dinledim. Bu kez de bol bol güldüm. Bu konuşmanın en belirgin özelliği Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun her zamankinden daha fazla atasözü kullanmasıydı. Sevdiğim atasözlerini not ettim. Sizinle de paylaşmak istiyorum.
İnsanın en hayırlısı insanlara faydalı olandır.
TOBB’da faydalı bir iş yaptığımız için bizim de hayırlı insan olduğumuzu bu sözlerle ifade etti. Ve daha hayırlı olmak için daha çok çalışmamız gerektiğini hatırlattı
İşin ününü bırak, ununa bak.
Bu atasözünü çok sevdim. Şimdiye kadar duymamıştım. Tam Kayseri’lilere özgü. Ana fikir: Gelir ve üretim önemlidir, reklamınla uğraşmayı kes. Günümüzde herşey reklam üzerine dönüyor gibi gözükse de ürün iyi değilse reklamın bir işe yaramadığını hepimiz biliyoruz. Çok güzel bir özet.
İki günün bir günü aynı olan ziyandadır.
Her gün değişiklik yapmanız, yeniliğe ve değişime açık olmanız, bunu yapmazsanız zarar edeceğiniz, ne güzel anlatılmış değil mi ?
Üzüm tane tane yenir.
Sorunlarımızı anlatırken, tek tek ele almamız ve çözümüyle birlikte sunmamız gerektiğini anlatırken bu atasözünü kullandı. Bu sözü sevdim. Çünkü tüm sorunları aynı anda konuşmaya başlayınca genellikle en kolay olana çözüm üretilip geride kalan sorunlar unutuluyor.
Ben atasözlerini sevdim doğrusu. Hatta ‘İşin ününü bırak, ununa bak.’ Sözünü iş hayatımın sloganı haline getirebilirim.Gayet pratik ve öze yönelik…
Toplantıda Türkler’in birbirinin boğazını sıkması ve iş birliği yapamaması hakkında da bir fıkra vardı:
Japon işadamı, Türk işadamına, “1 Türk 5 Japon’a bedel doğru, ama 5 Japon da 50 Türk’e bedel” demiş.
İşte böyle. Bu toplantıda da epey bir öğrendim. Heyhat, ne çok bilmediğim var….
Melek BAR ELMAS
28 Eylül 2011





Leave a Reply