Melek BAR ELMAS

“Benim için hayat; insanların yaşamını zenginleştirecek, denenmemiş şeyleri denemek ve öğrendiklerimi paylaşmaktır.”

RSS
people

İçinizi Dökün / Duyguları Dışavurmanın İyileştirici Gücü

Dr. James W. Pennebaker

HYB Yayıncılık


Niçin Okuyasınız ?

Son zamanlarda, doktorların pek çok hastalığın nedenini strese bağlamaları beni fena halde daraltmıştı. Düşünsenize günümüzde stressiz bir yaşam olası mı ? Televizyonu açıyorsunuz, haberler yetiyor. Yola çıkıyorsunuz, trafik ve insanlar çığırından çıkmış durumda. Deprem, ekonomik kriz…

Yani günümüzde stressiz bir yaşamı düşünemiyorum. Stresten kaçamayacağıma göre, stresle başa çıkmanın yollarını öğrenmeye karar verdim. Kitap da bu nedenle dikkatimi çekti.

Okudukça kitabı  başka nedenlerle de okuyabileceğimi gördüm. Siz de;

  • Bilimsel araştırmalara meraklıysanız,
  • Konuşmanın ve yazmanın, psikolojik katkılarını merak ediyorsanız,
  • Travmalarınızla başa çıkmanın alternatif yollarını merak ediyorsanız,
  • Öğrenmenize ve sağlığınıza  katkı sağlayacak yazmanın nasıl yapılacağını merak ediyorsanız,

Bu kitabı okuyun.

Kitaba Dair…
Kitabı, rafta gördüğümde adı çok sıradan geldi. İçi boş kişisel gelişim kitaplarına benzettim. Şöyle bir yazarına baktım. Arka sayfadaki  referanslar etkileyiciydi. Sonra elime alıp, yarım saat kadar ayakta sayfalarını karıştırdım. Okumaya değer olduğuna ikna olunca da aldım.

‘İçinizi Dökün’, bir dizi bilimsel araştırmanın özetlendiği güzel bir kitap. Araştırmalar, duyguların (konuşma ya da yazma yoluyla) dışavurumu ile sağlık arasındaki ilişkiyi inceliyor. Çoğu psikolojik araştırmada olduğu gibi kesin sonuçlar yok. Ancak dışavurum ile sağlık arasında güçlü bağlar olduğu gözüküyor. Yani duygularınızı, doğru biçimde ifade ettiğinizde sağlığınızda da olumlu gelişme elde etme olasılığınız artıyor. Bu sürpriz bir bulgu değil. İnsanlar, yüzyıllardır bunu içgüdüsel olarak biliyor. Hatta bunu destekleyen atasözlerimiz var:

  • ‘Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır.’
  • ‘Derdini söylemeyen derman bulamaz.’
  • ‘Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir.’

‘Söz gümüşse, sukut altındır.’ gibi desteklemeyen atasözlerimiz de var.

Kitabın bana ilginç gelen tarafı bu değil. Bana ilginç gelen, yazmanın da benzer sonuçları olması. Yazmayı seven, başı sıkıştığında en yakınındaki kaleme ya da klavyeye sarılan ben, yazmanın sağlığım için de iyi olduğunu okuyunca sevindim. Ayrıca sağlığa destek veren yazmanın koşulları konusunda anlatılanlar ilgimi çekti. Daha önce bu açıdan bakmamıştım. İlk boş zamanımda yazdıklarımı bu açıdan bir daha inceleyeceğim.

Anlayacağınız ben kitabı sevdim. Bir de tercümesi güzel, yazım hataları az olaydı… Tadına doyamayacaktım…

Kitapta Beni Etkileyen Satırlar…
“Acı ve ağrıya karşı özellikle duyarlı olan çocuklar, kendilerine zarar verecek durumlardan kaçınmayı öğrenirler. Kısacası, doğarken ortaya çıkan küçük genetik farklılıklar, çocukları ilerideki yaşamlarında kendilerini çok tuhaf hissetmeyeceği bir yaşam döngüsüne yerleştirir.” (Sayfa: 156)

“Maryland Üniversitesi’nden Ted Dembroski ve arkadaşları, öfkelerini içine atan kişilerin, kızgınlıklarını dışa vuran kişilere göre, kalp krizi ve diğer kalp hastalıkları geçirme olasılıklarının çok daha fazla olduğunu bulmuştur. Diğer çalışmalar da, baskılanan öfkenin yüksek tansiyona neden olduğunu belirlemiştir.” (Sayfa: 160)

“Pek çok araştırma, öfkeyi körü körüne dışa vurmanın bizi daha da kızdırdığını göstermiştir. Bizi kızdıran kişi olduğunu düşünerek bir yastığa yumruk atmak, genellikle tansiyonumuzun yükselmesi ve öç alma duygusuyla dolmamızı sağlar. Kendimizi yansıtmadan yazma ya da konuşma üzüntümüzü artıracaktır.” (Sayfa: 212)

Kitapta Yer Almayan Satırlar…
Kitabı okumaya başladığımda, sadece okumayı planlıyordum. Oysa yazılanlar öylesine ilginç geldi ki bazı önerileri yapmak üzere sık sık okumaya ara verdim.

Kitabı okurken babam aklımdan çıkmadı desem yeridir. Bir kez depresyon, bir kez yüz felci, dört kez kalp krizi, iki kez mide kanaması geçiren babam; 30 yaşından ölünceye kadar yüksek tansiyon hastasıydı. 64 yaşında da kalp yetmezliğinden öldü. Canım babam (Kamil BAR) pek konuşmazdı. Benim gözümde keyifli ve üretken bir adamdı. Kitabı okudukça ‘Söyleyemediği neler vardı ?’ diye düşünüp durmadan edemedim. Acaba sıkıntısını açıkça dile getirse, daha az hasta olur muydu ? Ya da daha uzun yaşar mıydı ? Kimbilir ?

Ekim 2008’den bu yana, kayınvalidemin kanserle mücadelesinde yanındayım. Ve artık sonlara doğru hızla ilerliyoruz.  Hepimiz için zor, çok zor bir süreç. Bu sürede kızımı üniversite sınavına, oğlumu lise sınavına hazırladım. Kendim işimi kapattım, menapoza girdim. Hayat hızla aktı. ‘Seli gider, kumu kalır.’ misali, geride hastalıkların kalmasını önlemeye çalışıyorum.

Bu kitap, bana önemli araçlarımdan birini (yazmayı) daha iyi kullanmamı öğretti. Zor zamanlarda yardımcı olacak, önemli bir kaynak. Başucumda, yazdığım defterlerin yanında duruyor. Kimselere söyleyemediğim kaygılarım, dertlerimle birlikte….

Neden 9 verdim ?
Kitabın adı, hak ettiği ağırlığı vermiyor. İngilizce adı ‘Opening up’. Ne olabilirdi ? Belki ‘Açıl’. Bilmiyorum. Bu kitap daha güzel ve çekici bir adı hak ediyor.

Bir de tercüme kötü. Bazı cümleleri anlamakta güçlük çektim. Hele yazım hataları, kitap sanki okunmadan basıma gitmiş gibi. Kitabı akıcı okumak olanaklı değil.

Bunlar olmasa kitap tam puan alırdı. Yine de bu kitabı başucu kitaplarımın arasına koydum.

6 Aralık 2011

2 Responses to “İçinizi Dökün / Duyguları Dışavurmanın İyileştirici Gücü”

  1. Sema Sarıtaç Says:

    MERHABA ÖNCELİKLE KENDİMİ SİZE ŞÖYLE TANITAYIM MERLİN BİLGİSAYARDA ÇALIŞTIM AMA NEDEN BİLMİYORUM HİÇ VERİMLİ OLMADIM ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM ÇOK DERS ALDIM HIRSLADIM ŞİMDİ ÇOK İYİ YERDEYİM SİZİ HEP TAKİP ETTİM EDİYORUM YAZILARINIZDA OKUYOR ÇOK ETKİLENİYORUM ŞİMDİ SİZE TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM BAŞARILARINIZI VE YORUMLARINIZI HEP ÖRNEK ALICAM… SAĞOLUN

  2. melekbarelmas Says:

    Merhaba Sema,

    Bunları duymak ne güzel. Yanımda çalışan kişilerin başarılarına bir katkım olduysa ne mutlu bana.

    Başarılarının artarak devam etmesini dilerim.

    Sevgilerimle,
    Melek BAR ELMAS

Leave a Reply