(*****) (5/10)
Niçin Okuyasınız ?
Öncelikle erkekseniz bu kitabı okumayın. Çünkü kitap kadın kahramanın üzerine kurgulanmış.
Kadınsanız, seçimlerinizin hayatınızı nasıl etkilediğini merak ediyorsanız ve oyun oynamayı seviyorsanız bu kitabı okuyun.
“Benim için hayat; insanların yaşamını zenginleştirecek, denenmemiş şeyleri denemek ve öğrendiklerimi paylaşmaktır.”
(*****) (5/10)
Niçin Okuyasınız ?
Öncelikle erkekseniz bu kitabı okumayın. Çünkü kitap kadın kahramanın üzerine kurgulanmış.
Kadınsanız, seçimlerinizin hayatınızı nasıl etkilediğini merak ediyorsanız ve oyun oynamayı seviyorsanız bu kitabı okuyun.
Kış çocuğu olduğum için mi bilmem. Kışın kar benim için önemlidir. Kar yağmazsa bir şeylerin ters gittiğini düşünürüm.
Hele 18 Aralık olmuş ve hala kar yağmamışsa, kalbimde endişe davulları çalmaya başlar. Çünkü kızım (Cansu Elmas) 18 Aralık saat 8:45 de dünyaya geldi. Narkozdan ayılıp, gözümü açtığımda, dışarıda lapa lapa kar yağıyordu. O anda, 18 Aralık benim mihenk taşım oldu. O tarihte kar yağmazsa başlarım endişelenmeye.
Bu yıl 18 Aralık’ta kar yağmadı. O gün bugündür bekliyorum. Nihayet bu hafta yağmaya başladı. Nasıl sevindim anlatamam.
Bahçeşehir; gelinliğini giymiş gibi bembeyaz. İstanbul tertemiz görünüyor. Çocuklar cıvıl cıvıl oynuyor. Kimisi işine gidemedi. Kızım da yurdunda mahsur kaldı. Olsun kar yağdı ya, ne gam !…
Biraz önce çıktım dolaştım. Kara sevgimi söyledim, görüntünün keyfini çıkardım. Dışarıda yine kar yağmaya başladı. Bu yıl ilk defa kendimi sorumluluktan bu kadar uzak, kara bu kadar hasret hissettim.
İnsan yaşlandıkça, doğaya daha çok dönüyor…
Melek BAR ELMAS
2 Şubat 2012
Geçen yıl oğlum son SBS’na girmiş ve Lise seçme telaşı içindeyken, yardımlaşmak ve bilgileri paylaşmak için, elimden geldiğince yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi sitemde paylaştım. Bu süreçte gördüğüm en büyük sorun kişilerin muhatapsızlığı oldu. Yani sorunu ya da sorusu olan kişiler, sorularını yöneltecekleri iyi niyetli ve yardımsever bir yetkili bulamıyorlar. Bunun üzerine kendilerini ciddiye alan ve yardımcı olmaya çalışan kişilere sorularını yöneltiyorlar.
Ki bunlardan birisi de ben oldum. Binlerce iletiye yanıt vermeye çalıştım. Öyle ki kendimle ilgili yapmak istediğim şeylere bir süre ara vermek zorunda kaldım. Sonra tekrar kendi asıl gündemime döndüm. İşin gerçeği bu kez yazmadım. Yazmaktan korktum desem yeridir. Çünkü sorulara cevap vermek çok zaman alıyor. Ve işin kötü tarafı SBS konusunda uzman değilim. Hata yapmaktan, kişileri yanlış yönlendirmekten korkuyorum.
Bu yıl yine sorular gelmeye başladı. Önce yanıtlamayayım dedim. Sonra olmuyor, yanıtlayayım dedim. Beş gündür sorularınızı yanıtlamaya çalışıyorum.
CANLARIM
SBS uzmanı değilim.
İnanın bu yıl ki sorularınızın çoğunun cevabını bilmiyorum. Sizi de anlıyorum. Sorunuzu soracak kimse bulamıyorsunuz. Haklısınız. Bununla birlikte ben de çaresizim. Cankut liseye yerleşti ve benim için bu defter kapandı. İnanın yeni bilgileri takip etmiyorum.
Siz sordukça çaresizlik içinde kıvranıyorum. Lütfen sorularınızı, önce okuduğunuz okuldaki rehber öğretmeninize, sonra varsa dershanenizdeki rehber öğretmeninize, sonra gitmek istediğiniz lisenin yetkililerine, en sonra da Milli Eğitim Bakanlığı’na sorun. Doğru adresler onlar.
Size yardımcı olamadığım için üzgünüm. Hem de çok üzgünüm. Ancak geleceğinizi doğru cevaplarla yönlendirmeniz gerektiğine inanıyorum. Beni anlayacağınızı düşünüyorum.
Hepinizin istediği okulda okuyabilmesini, tüm okullarımızın aynı derecede başarılı olduğu ve herkesin kendisine en yakın lisede gönül rahatlığıyla okuyabildiği günlere ulaşabilmemizi dilerim.
Sevgilerimle,
Melek BAR ELMAS
1 Temmuz 2011
2010 SBS yerleştirme takvimi açıklandığında, takvimi dikkatlice inceleyen herkes, yerleştirmelerde sorun yaşanacağını gördü. Çünkü özel okulların kayıtları, yerleştirmeler bittikten sonra başlıyordu. Bu durumda devlet okullarında kontenjan açıklarının oluşması kaçınılmazdı.
Milli Eğitim Bakanlığı, SBS ya da OKS adı ne olursa olsun, liselere yerleştirme takvimini hazırlarken, özel okullarla koordinasyona gitmeli ve 2. tercihleri almadan özel okulların kayıtlarını tamamlamış olmasına dikkat etmelidir. Bu durumda 2. tercihler ve buna bağlı yerleştirmeler daha başarılı olacaktır.
Bunun yapılmaması durumunda, veliler paniğe kapılmamalı, 3. ve 4. yerleştirmelerin mutlaka yapılacağını bilmelidir. Ve MEB’i yakından takip etmelidir. Aksi durumda okul okul gezerler ve kayıt maliyetlerini ciddi oranda artırırlar.
Melek BAR ELMAS
8 Kasım 2010
Tüm okullarımızın kalitesi aynı olsaydı, bu kadar saçma ve çocukları hayattan koparan bir sınav sistemine de ihtiyacımız olmayacaktı. Ne yazık ki bu temel sorunu çözmemiz çok uzun vadeli ve pek çok etkene bağlı olduğu için, kısa dönemde etkinlik alanımızın dışında kalıyor. Bu nedenle kısa vadede daha adil bir yerleştirme için neler yapabileceğimize odaklanmak zorundayız.
İlk odak noktamız sınav soruları olmalı. Normalde sınav sisteminin sonuçları çan eğrisi biçiminde olmalıdır. Yani az sayıda çok iyi ve çok kötü sonuç alan öğrenci olmalı. Ortalama sonuç alan çocuk sayısı çoğunluğu oluşturmalıdır.
Oysa 2010 SBS sınav sonucu açıklandığında bizim duyduğumuz 1.554 adet, bir diğer söylentiye göre de 1.780 adet tam puan alan öğrenci vardır. Bu sayı normalin çok dışındadır.
Yaptığımız en büyük hatanın, 2010 SBS sonuçları açıklanır açıklanmaz, bu anormalliğe itiraz etmemek olduğunu düşünüyoruz.
Paun dağılımının doğru olmadığı bir ortamda yerleştirmelerin de sorunlu olacağını düşünmek gerekiyordu. Kopya çekilmiş ya da çekilmemiş düşünmeden, bu normal dışı dağılıma hemen itiraz etmek ve sınavın iptalini istemek gerekiyordu.
Bundan sonra ister SBS, ister OKS, ister ÖSS, ne olursa olsun herhangi bir sınavda geçmiş yıl istatistiklerinin çok dışında bir sınav sonucuyla karşılaşıldığında hemen sınava itiraz etmeliyiz.
Sınavı hazırlayan kurum da (Milli Eğitim Bakanlığı, Tübitak, ÖSYM vb.) soru dağılımlarını ve zorluklarını, çan eğrisi kuralını gözönüne alarak oluşturmalıdır.
Dolayısıyla, sınava giren öğrencilere ve onların velilerine önerimiz; sınav aşamasını çok dikkatli izlemeleri ve normal dışı bir durum oluştuğunda hemen müdahale etmeleridir. Böyle bir durumda kendilerine destek vereceğiz.
Melek BAR ELMAS
9 Ekim 2010
Nihayet işlerim biraz hafifledi. Hâlâ yapacaklarım var ancak daha da gecikmeden yaptığımız iki toplantının sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Özetlersem şu başlıklarda konuştuk:
Bunların yanısıra bu süreçte; Bilişim Okur Yazarlığı’mızın seviyesinin düşük olduğunu ve E-Devlet kavramlarını bilmediğimizi fark ettik. Bu nedenle, salonları sizin ayarlamanız koşuluyla ben de sizlere Bilişim Okur Yazarlığı ve E-Devlet Uygulamaları Eğitimi vermeyi kabul ettim.
Her maddenin ayrıntılarını tek tek yazacağım. Sizler de lütfen eklemek istediklerinizi paylaşın. Böylece deneyimlerimiz geleceği aydınlatsın.
Toplantıya gelerek ya da gelemeyip yorum yazarak, geleceğe olan ümidimi artıran herkese çok ama çok teşekkür ederim.
Melek BAR ELMAS
9 Ekim 2010
HAMİŞ: Güzel grubumuza bir isim vermemiz gerektiğine inanıyoruz. Ben bulmakta zorluk çekiyorum. Bu konuda yardımınıza ihtiyacım var.
Yaz biterken, evi baştan aşağıya elden geçiririm. Bu yıl bir de Cankut liseye başladığı için, odasını hafiften alaşağı ettim. Son üç haftadır elimden binlerce kitap geçti. Hala da epey bir kitap var elimden geçecek. Malum kitap sever bir aileyiz.
Bu yüzden yorgunluktan yazı yazmaya halim kalmıyor.
İş yaparken keyifli müzikler dinlemeyi severim. CD’leri şöyle bir karıştırdım. Sezen Aksu’nun ‘Yaz Bitmeden’i, günün anlam ve önemini vurguluyor deyip, CD çalara taktım. İlk şarkı şöyle başlıyor:
Yaz bitmeden gel, Yapraklarım solmadan, narlar olmadan gel…Şarkıyı dinlerken, aklıma bizim çocuklar dolayısıyla MEB takıldı. Oturdum şöyle bir sitesinde turaladım. Yine bir açıklama yok. Anlamak olanaklı değil. İlla medya ‘rezalet nidaları’ mı atmalı ? En az 1.600 boş kontenjan ve o okulu bekleyen, hayal eden binlerce de çocuk var. Çocuklar beklerken resmen (ağaç oldular ve dolayısıyla) soldular yahu.
Okullar açılalı 2,5 hafta oldu. Ne zaman bu kontenjanlar doldurulacak. İnşallah okullar bitmeden bu işi yaparlar…
Vergi alırken soyguncu, hizmet vermezken saygısızlar. İnternette arandıkça sinirlendim. ‘Sakin ol, kışı bitirmeden işlerimi bitereyim’ deyip, kitaplarıma geri döndüm.
Bu arada müzik çalmaya devam ediyordu…
Geçti geçiyor bu yazlar ne hain…Melek BAR ELMAS
5 Ekim 2010
Sevgili SBS Velileri
Serdar Çetiner’den gelen Anadolu liseleri boş kontenjan ve tavan puan bilgisi üç sayfa ve sadece İstanbul’daki okulları içeriyor. 3. Sayfasını aşağıya yerleştirdim.

Sevgili SBS Velileri
Serdar Çetiner’den gelen Anadolu liseleri boş kontenjan ve tavan puan bilgisi üç sayfa ve sadece İstanbul’daki okulları içeriyor. 2. Sayfasını aşağıya yerleştirdim.

Sevgili SBS Velileri
Serdar Çetiner’den gelen Anadolu liseleri boş kontenjan ve tavan puan bilgisi üç sayfa ve sadece İstanbul’daki okulları içeriyor. 1. Sayfasını aşağıya yerleştirdim.
