1860 yılında yapılan köşk, eski hali korunarak lokanta haline çevrilmiş. Güzel olan, yer sofrasında yemek yiyebileceğiniz mekanın da düşünülmüş olması.
Yemeğe bamya çorbası ile başladık. Ben daha önce adını duymuş, ancak yememiştim. Çorba güzel olabilir, benim damak tadıma çok uygun değildi. Ardından gelen yemekler ise kelimenin tam anlamıyla harikaydı. Etli yaprak sarma, kıymalı su böreği, etli ekmek, tandır, tirit ve sebzeli közlemeyi çanak yoğurdu eşliğinde sildik süpürdük. Artık başka bir şey yiyemeyiz, dediğim anda saçarası ve höşmerim geldi. İtiraf etmeliyim midemde nasıl yer buldum bilmiyorum ama ikisini de yedim.
Çıkarken arkadaşlardan birisi ‘menüden bir tane alabilir miyim ?’ deyince bana tuhaf geldi. Arabada anladım ki, menü aynı zamanda broşür ve bir tarif kitabı. İşte ben buna yenilikçi fikir derim. Harika değil mi ? Üç işlev bir arada. Hem de tüketicinin saklamak isteyeceği kadar şık. İçimden vahlandım, keşke ben de bir tane alaydım diye…
Girişimci kadınların hali başka oluyor. Handan (Özgür Ercengiz), kaşla göz arasında konuşmuş. Ertesi gün ‘ben tatlı siparişi vereceğim kimler ister’ deyince çoğumuz teklife atladık. Sabah verilen siparişlerimizi öğlene doğru hazır ettiler. Öğlen gidip aldık.
Tabii ki bu arada menüyü de aldım…
Hareketli bir günde, elimizde tatlılar biraz eziyet oldu. Bununla birlikte eve döndüğümde çocukların keyifle tatlı yemelerini seyrederken, hepsini unuttum gitti.
Benden duyurması kargo ile de yolluyorlarmış. İşte ulaşabileceğiniz adres: www.konakkonyamutfagi.com
Menümü yemek kitaplarımın arasına koydum. Yenilikçi fikir olmanın ayrıcalığı budur.
Melek BAR ELMAS
5 İl 5 Zirve Konya
24 Mart 2010



Mevlana Müzesi, mevlevihane iken 1929 yılında müze haline çevrilmiş. Mevlana ve ailesinin mezarlarını da içermesi nedeniyle, Türbe-Müze demek daha doğru. Gelenler de bu iki amaçla geziyor.
Konya’nın geniş caddeleri, ulaşımı kolaylaştırıyor. Bunda şehrin ovaya yayılmış olmasının ve iyi yapılmış şehir planının büyük önemi var kuşkusuz.
Bugün annemi ve Hanife Hanım’ı alıp Eminönü’ne gittim.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi 2. Ulusal Kadın Girişimcilik Günü, 17 Mart 2010’da Biga’da yapıldı. Toplantı hem içerik hem de zamanlama açısından çok manidardı. Keyifle tamamlanan toplantıdan pek çok ders alarak çıktık.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi 2. Ulusal Kadın Girişimcilik Günü, 17 Mart 2010’da Biga’da yapıldı. Toplantı hem içerik hem de zamanlama açısından çok manidardı. Toplantıya konuşmacı olarak ben de katıldım.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 2. Ulusal Kadın Girişimcilik Günü, 17 Mart 2010’da Biga’da yapıldı. Toplantı hem içerik hem de zamanlama açısından çok manidardı.
Garanti bankası ve Kagider’in ortaklaşa düzenlediği 5 İl 5 Zirve toplantılarının bu yıl 3. durağı Manisa idi. Manisa Öğretmen Okulu mezunu olduğumdan, bu toplantı benim için özeldi. Hatta heyecanlı olduğumu bile söyleyebilirim.
Dün oğlumla (Cankut Elmas) TURKUAZOO’daydık. O’nun ikinci gidişi olduğu için, mihmandarlığa soyunmuş heyecanla bana etrafı gezdirirken, Ahtapot’un yazısına takıldı gözüm. Yazının içeriği yaklaşık şöyleydi:
Kimsecikler yok etrafta. Bir kaç kişi kahvede tavla oynuyor. Meydan gerçek sahiplerine kalmış. Birlikte yaza hazırlanıyorlar.
