<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Melek BAR ELMAS</title>
	<atom:link href="http://melekbarelmas.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://melekbarelmas.com</link>
	<description>“Benim için hayat; insanların yaşamını zenginleştirecek, denenmemiş şeyleri denemek ve öğrendiklerimi paylaşmaktır.”</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 15:01:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şahane Hatalar</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2012/02/07/sahane-hatalar/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2012/02/07/sahane-hatalar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 14:49:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Canlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Her insan bir kitaptır]]></category>
		<category><![CDATA[5]]></category>
		<category><![CDATA[April Yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[Heather McELHATTON]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1303</guid>
		<description><![CDATA[Kadınsanız, seçimlerinizin hayatınızı nasıl etkilediğini merak ediyorsanız ve oyun oynamayı seviyorsanız bu kitabı okuyun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prettylittlemistakes.com/Heather_McElhatton.html" target="_blank"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-1306" title="Sahane Hatalar Resim" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2012/02/Sahane-Hatalar-Resim-300x216.jpg" alt="" width="300" height="216" />Heather McELHATTON</strong></a></p>
<p><a href="http://www.aprilpublishing.com/yeni/content.php?id=1" target="_blank"><strong>APRIL Yayıncılık</strong></a></p>
<p><strong>(*****)  (5/10)</strong></p>
<p><strong>Niçin Okuyasınız ?</strong></p>
<p>Öncelikle erkekseniz bu kitabı okumayın. Çünkü kitap kadın kahramanın üzerine kurgulanmış.</p>
<p>Kadınsanız, seçimlerinizin hayatınızı nasıl etkilediğini merak ediyorsanız ve oyun oynamayı seviyorsanız bu kitabı okuyun.</p>
<p><span id="more-1303"></span></p>
<p><strong>Kitaba Dair</strong></p>
<p>Kitabı raflarda gördüğümde ismi beni çekti. Arka kapaktaki tanıtımını okuyunca ilginç geldi ve aldım. Çünkü bazı hataların insanın yaşamını tamamen değiştireceğini ilk elden biliyorum. Bunu yaşayarak ve hatalar yapa yapa öğrendim. Oysa burada hiç risk almadan seçimlerimi inceleme şansım vardı. Bu fırsatı kaçırmak istemedim.</p>
<p>Eğlenceye zaman ayırabileceğimi düşündüğüm ilk fırsatta da okumaya başladım.</p>
<p>Kitabın ana fikri yaratıcı ve türünün ilk örneği. Çünkü bu tarz bir kitap bildiğim kadarıyla daha önce yazılmadı. İlk sayfadan başlıyorsunuz ve seçimler yaparak farklı bölümlere gidiyorsunuz. Seçimlerinize göre de hikaye farklılaşıyor. Eğlenceli.</p>
<p>Yalnız Şahane Hatalar’ın kahramanı bir kadın, dolayısıyla bu kitabı bir erkeğin okuması çok zor. Öte yandan kitapta çok fazla batı kültürü teması var. Bu nedenle bazen seçim yapmakta zorlanıyor insan.</p>
<p>Örneğin kitabı üçüncü ve son kez okuduğumda; gerçek hayatta yaptığım gibi üniversiteye gitmeye karar verdim. Üniversitede Fen Bilimleri okumaya karar verdim. Tüm sıkıntılara rağmen Fen Bilimlerinde kalmaya karar verdim.  Heyhat burada ilaç kullanmaya başladım. Ki gerçek hayatta asla böyle bir şey yapmam. Grup gösterisine evet dedim ama çıplak bedenime et bağlamadım. Ne de olsa <a href="http://www.ladygaga.com/" target="_blank">Lady Gaga</a> değilim. Bu sefer de tecavüze uğrayıp eve gittim. Tecavüzcümü sokakta görüp vurmamaya karar verdim. Ancak konudan yakayı sıyıramayıp, mahkemede tanıklık etmeye karar verdim. Ve mahkemede kalp krizi geçirip öldüm.</p>
<p>Nasıl korkunç bir hayat değil mi ?</p>
<p>İyi ki ilk okumamda hikayenin sonu güzel bitmişti. Yoksa 3 kez bile okuyamayacaktım.</p>
<p><strong>Kitapta Beni Etkileyen Satırlar</strong></p>
<p>Kitap sabun köpüğü gibi okurken hızla okuyorsunuz. Ancak okuduğunuz şeyler aklınızda kalmıyor. Çünkü hikayeler bizim kültürümüze çok uzak, kahraman olmanız zor. Bu nedenle kitapta beni etkileyen satır olmadı.</p>
<p><strong>Kitapta Yer Almayan Satırlar</strong></p>
<p>Dediğim gibi Şahane Hatalar, bize çok uzak bir kültüre göre yazılmış. Bu nedenle hikayeler bize çok uzak. Yine de okurken bunlar da olabilirdi deyip, insana durumunun ne kadar iyi olduğunu hatırlatıyor. Buna rağmen öykülerde o kadar çok kötü olay var ki tüm sabrıma rağmen 3 kez okuyabildim. Yani kitabın çok küçük bir kısmını okuyabildim.</p>
<p>Kitabı okurken, birlikte hareket etmeye önem verdiğimi bununla birlikte yasalarla çelişmek istemediğimi bir kez daha gördüm. Maceracı ve farklı olmayı sevmekle birlikte toplumsal kurallarla çatışmak hoşuma gitmiyor. Risk almayı da çok fazla sevmiyorum. Yani günlük yaşamda nasıl davranıyorsam, kitabı okurken de aynı şekilde davrandım. Oyun bile oynasanız kişiliğinizden çok fazla uzaklaşamıyorsunuz.</p>
<p>Kitabı okurken; çocuklarım küçükken oynadığımız hikaye tamamlama oyunu aklıma geldi. Bu oyunda herkes sırasıyla bir cümle söyler ve birlikte bir hikaye yazarsanız. Ben bunu daha çok çocuklarımın dil yetenekleri gelişsin diye oynardım. Ama oyunun benim için önemli bir yan ürünü vardı. Çocuklarımın; isteklerini, sorunlarını, korkularını, ilgi alanlarını ve yaşamdan beklentilerini öğrenirdim. Tabii şimdi büyüdüler. Benimle bu oyunu oynamıyorlar.  Çocukları küçük olanlara şiddetle tavsiye ederim. Hem eğlenceli, hem eğitici hem de bilgi yüklü bir oyundur.</p>
<p><strong>Neden 5 Verdim</strong></p>
<p>Kitabın adı güzel, tanıtımı güzel, ana fikri güzel. Ancak hikayeler çok kötü. Seçenekler kısıtlı ve sadece kadınlara özel yazılmış. Ve de kitapta neredeyse aksiyon dışında bir şey yok. Bu kadar güzel bir fikir için, biraz daha özen gerekirdi diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Melek BAR ELMAS</strong></p>
<p>7 Şubat 2012</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2012/02/07/sahane-hatalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAR</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2012/02/02/kar/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2012/02/02/kar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 15:30:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Canlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Evim evim güzel evim]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeşehir]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kızım (Cansu Elmas)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl 18 Aralık'ta kar yağmadı. O gün bugündür bekliyorum. Nihayet yağdı. Nasıl mutlu oldum anlatamam.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1294" title="Bahçeşehir'de Kar / 1 Şubat 2012" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2012/02/SAM_2729-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" />Kış çocuğu olduğum için mi bilmem. Kışın kar benim için önemlidir. Kar yağmazsa bir şeylerin ters gittiğini düşünürüm.</p>
<p>Hele 18 Aralık olmuş ve hala kar yağmamışsa, kalbimde endişe davulları çalmaya başlar. Çünkü kızım (Cansu Elmas) 18 Aralık saat 8:45 de dünyaya geldi. Narkozdan ayılıp, gözümü açtığımda, dışarıda lapa lapa kar yağıyordu. O anda, 18 Aralık benim mihenk taşım oldu. O tarihte kar yağmazsa başlarım endişelenmeye.</p>
<p>Bu yıl 18 Aralık&#8217;ta kar yağmadı. O gün bugündür bekliyorum. Nihayet bu hafta yağmaya başladı. Nasıl sevindim anlatamam.</p>
<p>Bahçeşehir; gelinliğini giymiş gibi bembeyaz. İstanbul tertemiz görünüyor. Çocuklar cıvıl cıvıl oynuyor. Kimisi işine gidemedi. Kızım da yurdunda mahsur kaldı. Olsun kar yağdı ya, ne gam !&#8230;</p>
<p>Biraz önce çıktım dolaştım. Kara sevgimi söyledim, görüntünün keyfini çıkardım. Dışarıda yine kar yağmaya başladı. Bu yıl ilk defa kendimi sorumluluktan bu kadar uzak, kara bu kadar hasret hissettim.</p>
<p>İnsan yaşlandıkça, doğaya daha çok dönüyor&#8230;</p>
<p>Melek BAR ELMAS</p>
<p>2 Şubat 2012</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2012/02/02/kar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçinizi Dökün  / Duyguları Dışavurmanın İyileştirici Gücü</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2011/12/06/icinizi-dokun-duygulari-disavurmanin-iyilestirici-gucu/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2011/12/06/icinizi-dokun-duygulari-disavurmanin-iyilestirici-gucu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 19:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Her insan bir kitaptır]]></category>
		<category><![CDATA[9]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Babam (Kamil Bar)]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. James W. Pennebaker]]></category>
		<category><![CDATA[HYB Yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kızım (Cansu Elmas)]]></category>
		<category><![CDATA[Oğlum (Kamil Cankut Elmas)]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1282</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda, doktorların pek çok hastalığın nedenini strese bağlamaları beni fena halde daraltmıştı. Bu kitap içimi rahatlattı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1283" title="İçinizi Dökün" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2011/12/20111206IciniziDOkun.jpg" alt="" width="160" height="224" />Dr. James W. Pennebaker</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><a title="HYB Yayıncılık" href="http://www.hyb.com.tr/lt.html" target="_blank"><strong>HYB Yayıncılık</strong></a></p>
<p><strong><br />
Niçin Okuyasınız ?</strong><br />
Son zamanlarda, doktorların pek çok hastalığın nedenini strese bağlamaları beni fena halde daraltmıştı. Düşünsenize günümüzde stressiz bir yaşam olası mı ? Televizyonu açıyorsunuz, haberler yetiyor. Yola çıkıyorsunuz, trafik ve insanlar çığırından çıkmış durumda. Deprem, ekonomik kriz…</p>
<p>Yani günümüzde stressiz bir yaşamı düşünemiyorum. Stresten kaçamayacağıma göre, stresle başa çıkmanın yollarını öğrenmeye karar verdim. Kitap da bu nedenle dikkatimi çekti.</p>
<p><span id="more-1282"></span>Okudukça kitabı  başka nedenlerle de okuyabileceğimi gördüm. Siz de;</p>
<ul>
<li>Bilimsel araştırmalara meraklıysanız,</li>
<li>Konuşmanın ve yazmanın, psikolojik katkılarını merak ediyorsanız,</li>
<li>Travmalarınızla başa çıkmanın alternatif yollarını merak ediyorsanız,</li>
<li>Öğrenmenize ve sağlığınıza  katkı sağlayacak yazmanın nasıl yapılacağını merak ediyorsanız,</li>
</ul>
<p>Bu kitabı okuyun.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Kitaba Dair…</strong><br />
Kitabı, rafta gördüğümde adı çok sıradan geldi. İçi boş kişisel gelişim kitaplarına benzettim. Şöyle bir yazarına baktım. Arka sayfadaki  referanslar etkileyiciydi. Sonra elime alıp, yarım saat kadar ayakta sayfalarını karıştırdım. Okumaya değer olduğuna ikna olunca da aldım.</p>
<p>‘İçinizi Dökün’, bir dizi bilimsel araştırmanın özetlendiği güzel bir kitap. Araştırmalar, duyguların (konuşma ya da yazma yoluyla) dışavurumu ile sağlık arasındaki ilişkiyi inceliyor. Çoğu psikolojik araştırmada olduğu gibi kesin sonuçlar yok. Ancak dışavurum ile sağlık arasında güçlü bağlar olduğu gözüküyor. Yani duygularınızı, doğru biçimde ifade ettiğinizde sağlığınızda da olumlu gelişme elde etme olasılığınız artıyor. Bu sürpriz bir bulgu değil. İnsanlar, yüzyıllardır bunu içgüdüsel olarak biliyor. Hatta bunu destekleyen atasözlerimiz var:</p>
<ul>
<li>‘Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır.’</li>
<li>‘Derdini söylemeyen derman bulamaz.’</li>
<li>‘Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir.’</li>
</ul>
<p>‘Söz gümüşse, sukut altındır.’ gibi desteklemeyen atasözlerimiz de var.</p>
<p>Kitabın bana ilginç gelen tarafı bu değil. Bana ilginç gelen, yazmanın da benzer sonuçları olması. Yazmayı seven, başı sıkıştığında en yakınındaki kaleme ya da klavyeye sarılan ben, yazmanın sağlığım için de iyi olduğunu okuyunca sevindim. Ayrıca sağlığa destek veren yazmanın koşulları konusunda anlatılanlar ilgimi çekti. Daha önce bu açıdan bakmamıştım. İlk boş zamanımda yazdıklarımı bu açıdan bir daha inceleyeceğim.</p>
<p>Anlayacağınız ben kitabı sevdim. Bir de tercümesi güzel, yazım hataları az olaydı… Tadına doyamayacaktım…<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Kitapta Beni Etkileyen Satırlar…</strong><br />
“Acı ve ağrıya karşı özellikle duyarlı olan çocuklar, kendilerine zarar verecek durumlardan kaçınmayı öğrenirler. Kısacası, doğarken ortaya çıkan küçük genetik farklılıklar, çocukları ilerideki yaşamlarında kendilerini çok tuhaf hissetmeyeceği bir yaşam döngüsüne yerleştirir.” (Sayfa: 156)</p>
<p>“Maryland Üniversitesi’nden Ted Dembroski ve arkadaşları, öfkelerini içine atan kişilerin, kızgınlıklarını dışa vuran kişilere göre, kalp krizi ve diğer kalp hastalıkları geçirme olasılıklarının çok daha fazla olduğunu bulmuştur. Diğer çalışmalar da, baskılanan öfkenin yüksek tansiyona neden olduğunu belirlemiştir.” (Sayfa: 160)</p>
<p>“Pek çok araştırma, öfkeyi körü körüne dışa vurmanın bizi daha da kızdırdığını göstermiştir. Bizi kızdıran kişi olduğunu düşünerek bir yastığa yumruk atmak, genellikle tansiyonumuzun yükselmesi ve öç alma duygusuyla dolmamızı sağlar. Kendimizi yansıtmadan yazma ya da konuşma üzüntümüzü artıracaktır.” (Sayfa: 212)<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Kitapta Yer Almayan Satırlar…</strong><br />
Kitabı okumaya başladığımda, sadece okumayı planlıyordum. Oysa yazılanlar öylesine ilginç geldi ki bazı önerileri yapmak üzere sık sık okumaya ara verdim.</p>
<p>Kitabı okurken babam aklımdan çıkmadı desem yeridir. Bir kez depresyon, bir kez yüz felci, dört kez kalp krizi, iki kez mide kanaması geçiren babam; 30 yaşından ölünceye kadar yüksek tansiyon hastasıydı. 64 yaşında da kalp yetmezliğinden öldü. Canım babam (Kamil BAR) pek konuşmazdı. Benim gözümde keyifli ve üretken bir adamdı. Kitabı okudukça ‘Söyleyemediği neler vardı ?’ diye düşünüp durmadan edemedim. Acaba sıkıntısını açıkça dile getirse, daha az hasta olur muydu ? Ya da daha uzun yaşar mıydı ? Kimbilir ?</p>
<p>Ekim 2008’den bu yana, kayınvalidemin kanserle mücadelesinde yanındayım. Ve artık sonlara doğru hızla ilerliyoruz.  Hepimiz için zor, çok zor bir süreç. Bu sürede kızımı üniversite sınavına, oğlumu lise sınavına hazırladım. Kendim işimi kapattım, menapoza girdim. Hayat hızla aktı. ‘Seli gider, kumu kalır.’ misali, geride hastalıkların kalmasını önlemeye çalışıyorum.</p>
<p>Bu kitap, bana önemli araçlarımdan birini (yazmayı) daha iyi kullanmamı öğretti. Zor zamanlarda yardımcı olacak, önemli bir kaynak. Başucumda, yazdığım defterlerin yanında duruyor. Kimselere söyleyemediğim kaygılarım, dertlerimle birlikte….<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Neden 9 verdim ?</strong><br />
Kitabın adı, hak ettiği ağırlığı vermiyor. İngilizce adı ‘Opening up’. Ne olabilirdi ? Belki ‘Açıl’. Bilmiyorum. Bu kitap daha güzel ve çekici bir adı hak ediyor.</p>
<p>Bir de tercüme kötü. Bazı cümleleri anlamakta güçlük çektim. Hele yazım hataları, kitap sanki okunmadan basıma gitmiş gibi. Kitabı akıcı okumak olanaklı değil.</p>
<p>Bunlar olmasa kitap tam puan alırdı. Yine de bu kitabı başucu kitaplarımın arasına koydum.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>6 Aralık 2011</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2011/12/06/icinizi-dokun-duygulari-disavurmanin-iyilestirici-gucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Rifat Hisarcıklıoğlu&#8217;ndan Atasözleri</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2011/09/29/tobb-turkiye-sektor-meclisleri/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2011/09/29/tobb-turkiye-sektor-meclisleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 12:22:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben kimim ?]]></category>
		<category><![CDATA[Nadas Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Melek BAR ELMAS]]></category>
		<category><![CDATA[TOBB]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1265</guid>
		<description><![CDATA[2006 yılından bu yana TOBB Türkiye Bilgisayar Yazılımı Meclisi Başkan Yardımcısı’yım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1271" title="2011-0928-RifatHisarciklioglu" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2011/09/2011-0928-RifatHisarciklioglu.jpg" alt="" width="200" height="152" />Şimdiye değin bahsetmedim sanırım.<a href="http://www.tobb.org.tr/TurkiyeSektorMeclisleri/Sayfalar/AnaSayfa.aspx" target="_blank"> 2006 yılından bu yana TOBB Türkiye Bilgisayar Yazılımı Meclisi Başkan Yardımcısı’yım</a>. Sektörüme katkım olması arzusuyla, toplantıların çoğuna katılmaya ve üzerime düşen çalışmaları yapmaya özen gösterdim.</p>
<p>26 Eylül’de Ankara’da yapılan TOBB Türkiye Sektör Meclisleri İstişare Toplantısı&#8217;na da katıldım. <a href="http://www.girisimcilericin.com/turkiyede-ekonomik-kriz/" target="_blank">Toplantının iş hayatını ilgilendiren kısmını www.girisimcilericin.com’da okuyabilirsiniz.</a> Burada ise toplantının beni etkileyen insani taraflarını anlatmak istiyorum.</p>
<p><span id="more-1265"></span>TOBB’a katıldığım günden bu yana Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşma yeteneği ve hazır cevaplığı beni etkilemiştir. Kürsüde içten, samimi, sıkmayan ve genellikle neşeli konuşmalar yapar. Bu nedenle konuşmasını dinlerken şimdiye kadar hiç sıkılmadım. Bu kez de aynı türde bir konuşma yaptı. Bir farkla: Şu ana kadar dinlediğim en uzun konuşmaydı. Programda 40 dakika olarak yer alan konuşma yaklaşık 2,5 saatte bitti.</p>
<p>Tabii ki konuşmadan sıkılmadım. Keyifle dinledim. Bu kez de bol bol güldüm. Bu konuşmanın en belirgin özelliği Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun her zamankinden daha fazla atasözü kullanmasıydı. Sevdiğim atasözlerini not ettim. Sizinle de paylaşmak istiyorum.</p>
<p><span style="color: #d2691e;"><strong>İnsanın en hayırlısı insanlara faydalı olandır.</strong></span></p>
<p>TOBB’da faydalı bir iş yaptığımız için bizim de hayırlı insan olduğumuzu bu sözlerle ifade etti. Ve daha hayırlı olmak için daha çok çalışmamız gerektiğini hatırlattı <img src='http://melekbarelmas.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><span style="color: #d2691e;"><strong>İşin ününü bırak, ununa bak.</strong></span></p>
<p>Bu atasözünü çok sevdim. Şimdiye kadar duymamıştım. Tam Kayseri’lilere özgü. Ana fikir: Gelir ve üretim önemlidir, reklamınla uğraşmayı kes. Günümüzde herşey reklam üzerine dönüyor gibi gözükse de ürün iyi değilse reklamın bir işe yaramadığını hepimiz biliyoruz. Çok güzel bir özet.</p>
<p><span style="color: #d2691e;"><strong>İki günün bir günü aynı olan ziyandadır.</strong></span></p>
<p>Her gün değişiklik yapmanız, yeniliğe ve değişime açık olmanız, bunu yapmazsanız zarar edeceğiniz, ne güzel anlatılmış değil mi ?</p>
<p><span style="color: #d2691e;"><strong>Üzüm tane tane yenir.</strong></span></p>
<p>Sorunlarımızı anlatırken, tek tek ele almamız ve çözümüyle birlikte sunmamız gerektiğini anlatırken bu atasözünü kullandı. Bu sözü sevdim. Çünkü tüm sorunları aynı anda konuşmaya başlayınca genellikle en kolay olana çözüm üretilip geride kalan sorunlar unutuluyor.</p>
<p>Ben atasözlerini sevdim doğrusu. Hatta ‘İşin ününü bırak, ununa bak.’ Sözünü iş hayatımın sloganı haline getirebilirim.Gayet pratik ve öze yönelik&#8230;</p>
<p>Toplantıda Türkler’in birbirinin boğazını sıkması ve iş birliği yapamaması hakkında da bir fıkra vardı:</p>
<p>Japon işadamı, Türk işadamına, “1 Türk 5 Japon’a bedel doğru, ama 5 Japon da 50 Türk’e bedel” demiş.</p>
<p>İşte böyle. Bu toplantıda da epey bir öğrendim. Heyhat, ne çok bilmediğim var&#8230;.</p>
<p>Melek BAR ELMAS</p>
<p>28 Eylül 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2011/09/29/tobb-turkiye-sektor-meclisleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Proaktif 30 Ağustos</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2011/08/31/proaktif-30-agustos/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2011/08/31/proaktif-30-agustos/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 06:14:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nadas Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Oğlum (Kamil Cankut Elmas)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1258</guid>
		<description><![CDATA[Hem zafer bayramınız hem de şeker bayramınız kutlu olsun…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1259" title="2011-0830-NadasCikisYolu" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2011/08/2011-0830-Nadas%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F-300x200.jpg" alt="Nadastan çıkma zamanı" width="300" height="200" /><a href="http://melekbarelmas.com/2010/08/30/30-agustos-zafer-bayrami/">Bugün 30 Ağustos ve sürpriz biz taşınmıyoruz.</a> Çünkü dün taşındık.</p>
<p>Bu yıl çok proaktifiz. Dün ofisi boşaltma işinin önemli bir kısmını tamamladık. Bayramdan sonra sadece satılacak olan eşyaları satma işi kaldı.</p>
<p>Bu nedenle bugün hepimiz çok yorgunuz. Cankut Almanya’da biz evde 3 kişi kaldık. Sabahtan akrabaları telefonla arama işi, ardından kahvaltı. Şimdi hem yorgunluk hem de hüzün atma zamanı.</p>
<p>Evet inkar ve pazarlık süreci bitti. Bir dönem her tür direnmeye rağmen kapandı. Şimdi hüzün ve kabullenme zamanı. Sabah dörtte kalktım. Bayrama kendimi hazırlamam 4 saatimi altı. Sabah 8 de hazırdım. Şimdi saat 16:30 ve enerjim bitti. 1’e 2. Fena sayılmaz değil mi ?</p>
<p>Bir saatlik hazırlanma karşısında iki saat, neşemi ve ümidimi koruyabildim. Ardından yine hüzün ve yasa devam işleri. Yok mu bunun kolayı. Yasımdan da, hüznümden de, özlemimden de, kendim de sıkıldım.</p>
<p>Nerede o eski bayramlar ? Bir şekere sevinçten zıpladığımız. Pembe bir bayramlık elbiseye havalara uçtuğumuz.</p>
<p>Sigarayı da bıraktım. Yok mu eskilerden güzel bir anı, hepimizi neşelendirecek.</p>
<p>Nedense halamın bir gecede diktiği, mor kadife bayramlık elbisemi hatırladım. Elbiseme, annemin ördüğü yaka hala duruyor. Taktığı mor taşlı örümcek broş ise kayboldu. Halam da, annem de şükür hayatta.</p>
<p>Eeee neşe bu anının neresinde ?  Bilmem, hatırlayamadım. Bu seferlik de böyle olsun. Sanırım listemde beklenen ölüm var. Bu yüzden neşeli bir şeyler bulamıyorum.</p>
<p>Yolumu bir bulsam, nadastan çıkacağım artık. Bu kadar yeter. Bu da benim kendime, gelecek yıl için sözüm olsun.</p>
<p>Hem zafer bayramınız hem de şeker bayramınız kutlu olsun…</p>
<p>Melek BAR ELMAS</p>
<p>30 Ağustos 2011</p>
<p>Hamiş: Şirketin önünde yeni inşaat başlamış. Elmamızı da, kayısımızı da sökmüşler. Önümüzde hiç ağaç kalmamış. Şükür gülümüz hala var ve açıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2011/08/31/proaktif-30-agustos/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BODRUM Sahilleri</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2011/07/02/bodrum-sahilleri/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2011/07/02/bodrum-sahilleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2011 19:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben kimim ?]]></category>
		<category><![CDATA[Nadas Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Annem (Fatma Bar)]]></category>
		<category><![CDATA[Babam (Kamil Bar)]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum Anıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1250</guid>
		<description><![CDATA[Ben: “Veysel’in Kamil’in Fatma’nın Melek”im buralarda. Kuşaklar boyu Bodrum’luyum ben. Lakabı olan Bodrum'lulardanım. Masal yerine, Bodrum türkülerinin gerçek  hikayelerini dinleyerek büyüdüm.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-1252" title="BODRUM SAHİLİ (Kumbahçe Mahallesi)" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2011/07/BODRUM-SAHİLİ-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" />Bilirsiniz ben Bodrum’luyum. Sonradan yerleşenlerden değil, gerçekten Bodrum’da doğmuş büyümüş anne ve babanın çocuğuyum ben. Koskoca yarımadada artık bir avuç kalmış olanlardan. Lakabı olan Bodrum’lulardan.</strong></p>
<p><strong>Ben: “Veysel’in Kamil’in Fatma’nın Melek”im buralarda. Sonradan alınan soyadımız BAR’dır. Bu nedenle burada “Veysel’ler” ya da “BAR’lar” denildiğinde benim de içinde olduğum kalabalık bir sülale akla gelir.</strong></p>
<p><strong>Annemin sülalesi ise “Toplar”dır. Kızılağaç köyünün tamamı bu sülalenindir.</strong></p>
<p><strong>Yani kuşaklar boyu Bodrum’luyum ben. Masal yerine, Bodrum türkülerinin gerçek  hikayelerini dinleyerek büyüdüm.</strong></p>
<p><strong>Bu nedenledir ki Bodrum benim için farklıdır. Herkesin magazin dünyasından tanıdığı  Bodrum’u hiç bilmem. Her yıl baba evime gelir, yenilerin pek bilmediği yerlere gider, sonra da İstanbul’a evime dönerim. Bu yıl da geldim memleketime.</strong></p>
<p><strong>Geldiğim gün, bana ‘hoş geldin’e gelen akrabamın elinde bir dilekçe örneği vardı. ‘Melek abla kıyılarda halka yer kalmadı. Dilekçe topluyorum.’ dedi. Resimler de dilekçenin ekindeydi.</strong></p>
<p><strong>Resimlere baktım. Şimdi masayla dolu olan yerlerde çocukluğum geçti. Ortaokulda okurken bu sahildeki, Paluko’nun evinde oturuyorduk. Sabah yataktan kalkınca mayolarımızı giyer, bütün gün denize girer, akşam da sahile serdiğimiz kilimin üzerinde “Paluko’nun Melek Hanım” teyzenin masalsı hikayelerini dinlerdik. <a href="http://melekbarelmas.com/2010/06/19/kolej-hayali/">Ay ışığında hayal kurmayı, deniz kenarında yatağımdaki kadar rahat uyumayı; hayata, insanlara ve doğaya güvenmeyi o sahillerde öğrendim ben.</a> Korku; o sahilde ayaklarıma dolanan minik ahtapotun sevimli bebek halleriydi. İkimiz de birbirimizden korkmuş, sonra korkumuzun saçmalığına ikimiz de gülmüş ve büyümek için kendi yolumuza devam etmiştik.</strong></p>
<p><strong>Neşeli ve güler yüzlü olmamı, hayata olumlu bakmamı, çocukluğumun bu zamanlarına bağlarım. Ve çocukların doğal ortamda büyümesinin ne kadar güzel, iyileştirici ve önemli olduğunu bilirim.</strong></p>
<p><strong>Şimdiki çocuklar da bunları yaşamalı deyip, dilekçeyi imzaladım. Hatta elektronik ortamda BİMER’e  (<a href="http://www.basbakanlik.gov.tr/forms/bimer/papplicationentry.aspx">http://www.basbakanlik.gov.tr/forms/bimer/papplicationentry.aspx</a>) de yolladım.</strong></p>
<p><strong>Aşağıda dilekçe örneğini yazdım. Lütfen siz de dilekçe yollayın. Çocuklarımız doğal ortamlarda büyümeye devam etsin…</strong></p>
<p><strong>Melek BAR ELMAS</strong></p>
<p><strong>2 Temmuz 2011</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><strong>DİLEKÇE ÖRNEĞİ</strong></h2>
<p><strong>İlçemiz Kumbahçe Mahallesi sahilindeki işletmeler, Halk Plajı olarak kullanılan kıyı şeridini masa koyarak işgal etmekte ve vatandaşın denize girmesini engellemektedirler. Sahil şeridinden gündüz saatlerinde yararlanmak isteyen halkımızdan şezlong ve şemsiye ücreti talep edilmekte, karşı çıkanlara da şezlonglara oturmanın yasak olduğu söylenerek sözlü taciz yapılmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Öte yandan saat 18:00&#8242;dan itibaren işletmeler servis masalarını kıyı şeridine koyduğu için vatandaşların sahilde yürüyüş yapması da mümkün olmamaktadır.</strong></p>
<p><strong>Anayasamızın 43. Maddesine dayanarak kamuya ait kıyıların işgalinin engellenmesini, işletmelerin masalarının kıyı şeridinden kaldırılarak kıyıların yeniden kamunun kullanımına açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2011/07/02/bodrum-sahilleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SBS İle İlgilenenler İçin</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2011/07/01/sbs-ile-ilgilenenler-icin/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2011/07/01/sbs-ile-ilgilenenler-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2011 12:33:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Canlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Oğlum (Kamil Cankut Elmas)]]></category>
		<category><![CDATA[SBS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1247</guid>
		<description><![CDATA[SBS sorularınızı, önce okulunuzdaki ve varsa dershanenizdeki rehber öğretmeninize, sonra gitmek istediğiniz lisenin yetkililerine, en sonra da MEB'e sorun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-638" title="sbs" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2010/07/sbs.gif" alt="" width="200" height="196" />Geçen yıl oğlum son SBS’na girmiş ve Lise seçme telaşı içindeyken, yardımlaşmak ve bilgileri paylaşmak için, elimden geldiğince yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi sitemde paylaştım. Bu süreçte gördüğüm en büyük sorun kişilerin muhatapsızlığı oldu. Yani sorunu ya da sorusu olan kişiler, sorularını yöneltecekleri iyi niyetli ve yardımsever bir yetkili bulamıyorlar. Bunun üzerine kendilerini ciddiye alan ve yardımcı olmaya çalışan kişilere sorularını yöneltiyorlar.</p>
<p>Ki bunlardan birisi de ben oldum. Binlerce iletiye yanıt vermeye çalıştım. Öyle ki kendimle ilgili yapmak istediğim şeylere bir süre ara vermek zorunda kaldım. Sonra tekrar kendi asıl gündemime döndüm. İşin gerçeği bu kez yazmadım. Yazmaktan korktum desem yeridir. Çünkü sorulara cevap vermek çok zaman alıyor. Ve işin kötü tarafı SBS konusunda uzman değilim. Hata yapmaktan, kişileri yanlış yönlendirmekten korkuyorum.</p>
<p>Bu yıl yine sorular gelmeye başladı. Önce yanıtlamayayım dedim. Sonra olmuyor, yanıtlayayım dedim. Beş gündür sorularınızı yanıtlamaya çalışıyorum.</p>
<p>CANLARIM</p>
<p>SBS uzmanı değilim.</p>
<p>İnanın bu yıl ki sorularınızın çoğunun cevabını bilmiyorum. Sizi de anlıyorum. Sorunuzu soracak kimse bulamıyorsunuz. Haklısınız. Bununla birlikte ben de çaresizim. Cankut liseye yerleşti ve benim için bu defter kapandı. İnanın yeni bilgileri takip etmiyorum.</p>
<p>Siz sordukça çaresizlik içinde kıvranıyorum. Lütfen sorularınızı, önce okuduğunuz okuldaki rehber öğretmeninize, sonra varsa dershanenizdeki rehber öğretmeninize, sonra gitmek istediğiniz lisenin yetkililerine, en sonra da Milli Eğitim Bakanlığı’na sorun. Doğru adresler onlar.</p>
<p>Size yardımcı olamadığım için üzgünüm. Hem de çok üzgünüm. Ancak geleceğinizi doğru cevaplarla yönlendirmeniz gerektiğine inanıyorum. Beni anlayacağınızı düşünüyorum.</p>
<p>Hepinizin istediği okulda okuyabilmesini, tüm okullarımızın aynı derecede başarılı olduğu ve herkesin kendisine en yakın lisede gönül rahatlığıyla okuyabildiği günlere ulaşabilmemizi dilerim.</p>
<p>Sevgilerimle,</p>
<p>Melek BAR ELMAS</p>
<p>1 Temmuz 2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2011/07/01/sbs-ile-ilgilenenler-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>331</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ye Dua Et Sev</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2011/01/08/ye-dua-et-sev/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2011/01/08/ye-dua-et-sev/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 22:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Her insan bir kitaptır]]></category>
		<category><![CDATA[8]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth GILBERT]]></category>
		<category><![CDATA[Pregasus Yayınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1240</guid>
		<description><![CDATA[Ye Dua Et Sev; biyografik roman. Elizabeth Gilbert’in, kendini arama ve yeniden yapılandırma amacıyla yaptığı bir yıllık seyehatlerinin öyküsü. Kısaca kaçış öyküsü. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3> <img class="alignleft size-full wp-image-1242" title="20110107YeDuaEtSev" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2011/01/20110107YeDuaEtSevResim.jpg" alt="" width="90" height="140" /></h3>
<h3>Elizabeth GILBERT</h3>
<h3> <a href="http://www.pegasusyayinlari.com/" target="_blank">Pegasus Yayınları</a></h3>
<h3>Niçin Okuyasınız ?</h3>
<p>Aşağıdaki durumlardan enaz biri size uyuyorsa kitabı okuyun derim:</p>
<ul>
<li>Best Seller kitapları okumayı seviyorsanız,</li>
<li>30 yaş üstü kadınsanız,</li>
<li>Karşı cinsle ilişkilerinizde sorun yaşıyorsanız,</li>
<li>İtalya, Hindistan ve Bali ilginizi çekiyorsa,</li>
<li>Biyografi okumayı seviyorsanız,</li>
<li>Psikolojik sorunlarınızı çözmede, denediğiniz yöntemlerin dışında yöntemleri merak ediyorsanız,</li>
<li>Nadasa çekilmişseniz.</li>
</ul>
<h3>Kitaba Dair…</h3>
<p>Ye Dua Et Sev; biyografik roman. Elizabeth Gilbert’in, kendini arama ve yeniden yapılandırma amacıyla yaptığı bir yıllık seyehatlerinin öyküsü. Kısaca kaçış öyküsü.</p>
<p>Kitapta beni etkileyen, dikkatli gözlemler ile ilginç ve akıl işi yorumlar oldu. Özellikle ‘çaresiz aşklar’ yorumunu çok beğendim. O kadar beğendim ki kitabı bir müddet okumaya ara verdim.</p>
<p>Ruhani deneyimleri tanımlama yetersizliği dışında kitapta beni rahatsız eden bir şey olmadı.</p>
<p>Kitabın dili sıkıcı değil. Hatta eğlenceli. Kendisiyle dalga geçmesini sevdim. Neyse ki devam kitabı var. Okuyacağım &#8230;</p>
<h3>Kitapta Beni Etkileyen Satırlar…</h3>
<p> “Çaresiz bir aşkta, karşımızdakinden bizim ihtiyacımız olan kişi olmasını bekleyerek karekterler yaratırız ve sonra bizim yaratmış olduğumuz role girmeyi reddettiklerinde, kendimizi perişan hissederiz. ” (Sayfa: 35)</p>
<p>“George Bush’un sözünün geçtiği her yerde insanlar sadece, ‘Bunun nasıl bir şey olduğunu anlıyoruz; bizde de bir tane var.’ diyerek Berlusconi’yi işaret ediyordu.” (Sayfa: 157)</p>
<p>“Balililer dünyanın en huzurlu, dindar ve sanatçı insanları imajını tam anlamıyla bir geçim kaynağı olarak kullanıyorlar; ama bunun ne kadarı hakiki, ne kadarı ekonomik olarak hesaplanmış bilmiyorum.” (Sayfa: 332)</p>
<h3>Kitapta Yer Almayan Satırlar…</h3>
<p>Kitabı ilk kez D&amp;R’ın çok satanlar bölümünde gördüm. Adına baktım ve dinin giderek artan ekonomik değerini düşünüp, geleceğe dair karamsarlığa kapıldım ve yanından hızla uzaklaştım. Daha sonra eşimin kuzeni kitap fuarına gideceğimizi duyunca, bu kitabı almamızı rica etti. Kitabı alırken biraz karıştırdım. İlgimi çeken paragraflar olunca, kendimiz için de aldım. Kitabı önce eşim okudu.  Bitirdiğinde ‘Başını sevmedim, çok depresif ama Bali bölümünü beğendim. Hepiniz okuyun da filmini seyredelim. Manzaralar güzel olur.’ deyince, nezleden başımı kaldıramaz halde yatmaya başladığım zaman kitabı okumaya başladım.</p>
<p>Ye Dua Et Sev, kendini sorgulayan, mutsuzluklarının nedenini bulup çözmek isteyen, çağdaş kadının güncesi. Gelecek kuşaklara aktarılabilir olduğunu sanmıyorum. Çünkü fazlasıyla bugüne ait. Bilgi değeri taşıyan kısımlar daha çok derleme.</p>
<p>Yine de kitabı sevdim. Neden derseniz samimi, içten ve depresyona rağmen eğlenceli. Ayrıca bilgiler zekice harmanlanmış. Ve de nadas hallerine çok uygun&#8230;</p>
<p>Kitabı okurken, pek çok yerde durup düşünmem gerekti. Tanrı tanımı ve bu tanıma olan ihtiyacın nedenlerini tekrar ele aldım.</p>
<p>Benim din konusundaki ilk düşünmeye başlamam, 2,5 yaşındayken anneme ‘Bizi Allah yarattı, peki Allah’ı kim yarattı ?’ sorusuyla olmuş. Tabii ki bunu hatırlamıyorum. Bu konuda hatırladığım ilk anım, 3 ya da 4 yaşındayken annemle gittiğimiz bir mevlüde dair. Hayal mayal hatırladığım, çok kalabalık olduğu, tüm kadınların beyaz ve gül kokulu örtüleri olduğuydu. Havasız, kalabalık ve sıcak ortamda, bir de uzun süre sabit oturmak zorunda kalınca, canım sıkılmıştı. Sıkıldığım her zaman olduğu gibi uykum geldi. Gözlerimi zor açıyordum. Herhalde başkaları da esnemeye başlamış olmalı ki Hoca ‘Mevlüdde esnerseniz, şeytan bir top günahı ağzınızdan içeri yollar.’ dedi. Bir yandan ağzımı hızlıca kapatıp, bir yandan da ‘Bu ne kadar anlayışsız bir hoca. Dini sevdireceğine, korkuyor.’ diye düşünmüştüm. Sonraları bu konuda çok okudum, çok araştırdım. Sonunda içime sinen bir tanımım ve felsefem oldu. Dini ve inancı, kişinin özel konusu olarak algıladım.</p>
<p>Son on yıldır, tüm dünyada dinin siyasi ve ekonomik amaçlar için kullanımı artıyor. Her şeyin bir bedeli olduğu esasından hareket eden kapitalizmin, bu yıllarda durağı din. Bu ise hassas ve kışkırtmaya yol veren bir zemin. Hem yakın hem uzak tarih, kanlı din savaşlarıyla dolu.</p>
<p>Herkesin şefkatli ve sevgi dolu tanrısı varken, neden din savaşları yaşanır ? İnsanoğlu yaratılırken, iktidar, üstünlük ve hırs duyguları neden hamuruna katılmıştır ? Nihai hedef iyi insan olmak ise, tüm bunların anlamı nedir ?</p>
<p>Kitap yakaladığı satış başarısı ve filme alınmasıyla yazarına yeterince servet sağladı. Yazarın Bali hakkındaki yorumu, kendisine de aynen uyarlanabilir. Bu da işin ironisi.</p>
<p>Bu arada filmini de seyrettim. Kitabı okumadan filmini seyretmeyin. Film gişe kaygısıyla odağını kaybetmiş.</p>
<h3>Neden 8 verdim…</h3>
<p>Kitap sadece günümüze dair, bilgilerin neredeyse tamamı derleme ve ismi çok ticari. Bunlar puanı düşürten şeyler.</p>
<p>Bir de kitap neden sorusuna cevap vermiyor. Aldığınız cevap çoğunlukla niçin sorusuna yönelik. Bu arada hakkını yemek istemem, dikkatli okuyucu için, nasıl sorusunun üstü örtülü cevabı var…</p>
<p><strong>Melek BAR ELMAS</strong></p>
<p><strong>7 Ocak 2011</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2011/01/08/ye-dua-et-sev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HOŞ GELMENİ DİLİYORUM 2011</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2010/12/31/hos-gelmeni-diliyorum-2011/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2010/12/31/hos-gelmeni-diliyorum-2011/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Dec 2010 13:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nadas Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Melek BAR ELMAS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1234</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz bir şeyler diliyoruz. Yeni yılın işi zor anlayacağınız. Kendisine zor işinde yardımcı olacağım, umarım o da bizlere yardımcı olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-954" title="havai_fisek" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2010/09/havai_fisek-300x225.jpg" alt="Kutlama" width="300" height="225" />Eveeet&#8230; Yeni bir yıla giriyoruz. Her yeni yıl, yeni umutlar, yeni heyecanlar ve en önemlisi yeni dilekler demek. Hepimiz bir şeyler diliyoruz. Yeni yılın işi zor anlayacağınız.</p>
<p>Eski yıla teşekkür ediyor, yeni yıla da hoşgeldin diyorum. Kendisine zor işinde yardımcı olacağım, umarım o da bizlere yardımcı olur.</p>
<p>Elvada 2010. Malum seninle pek iyi geçinemedik, kusuruma bakmazsan, seni özlemeyeceğim. Sanırım sen de beni özlemeyeceksin.</p>
<p>Dileklerinizin gerçekleşeceği bir yıl olsun&#8230;</p>
<p>Melek BAR ELMAS</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2010/12/31/hos-gelmeni-diliyorum-2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınava Girenlere, Velilere ve MEB’e Öneriler 2 : Yerleştirme Takvimi Doğru Hazırlanmalı</title>
		<link>http://melekbarelmas.com/2010/11/08/sinava-girenlere-velilere-ve-mebe-oneriler-2-yerlestirme-takvimi-dogru-hazirlanmali/</link>
		<comments>http://melekbarelmas.com/2010/11/08/sinava-girenlere-velilere-ve-mebe-oneriler-2-yerlestirme-takvimi-dogru-hazirlanmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 13:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>melekbarelmas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Canlarım]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[SBS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://melekbarelmas.com/?p=1226</guid>
		<description><![CDATA[MEB, SBS ya da OKS adı ne olursa olsun, liselere yerleştirme takvimini hazırlarken, özel okullarla koordinasyona gitmeli ve 2. tercihleri almadan özel okulların kayıtlarını tamamlamış olmasına dikkat etmelidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1227" title="calendar" src="http://melekbarelmas.com/wp-content/uploads/2010/11/calendar-300x225.gif" alt="" width="300" height="225" /><a href="http://melekbarelmas.com/2010/07/17/sbs-takvimi/" target="_self">2010 SBS yerleştirme takvimi açıklandığında</a>, takvimi dikkatlice inceleyen herkes, yerleştirmelerde sorun yaşanacağını gördü. Çünkü özel okulların kayıtları, yerleştirmeler bittikten sonra başlıyordu. Bu durumda devlet okullarında kontenjan açıklarının oluşması kaçınılmazdı.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, SBS ya da OKS adı ne olursa olsun, liselere yerleştirme takvimini hazırlarken, özel okullarla koordinasyona gitmeli ve 2. tercihleri almadan özel okulların kayıtlarını tamamlamış olmasına dikkat etmelidir. Bu durumda 2. tercihler ve buna bağlı yerleştirmeler daha başarılı olacaktır.</p>
<p>Bunun yapılmaması durumunda, veliler paniğe kapılmamalı, 3. ve 4. yerleştirmelerin mutlaka yapılacağını bilmelidir. Ve MEB’i yakından takip etmelidir. Aksi durumda okul okul gezerler ve kayıt maliyetlerini ciddi oranda artırırlar.</p>
<p>Melek BAR ELMAS</p>
<p>8 Kasım 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://melekbarelmas.com/2010/11/08/sinava-girenlere-velilere-ve-mebe-oneriler-2-yerlestirme-takvimi-dogru-hazirlanmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

